Hilal’in Elli Tonu – İlk Bölüm

Okuyacağınız hikaye Hilal83 rumuzlu ziyaretçimizden gelmiştir. Uzun olduğu için bölümlere ayrılmıştır ve geri kalan bölümler de parça parça yayınlanacaktır. Bilgilerinize.

Merhaba ben Hilal, sizlere içimde tuttuklarımı yazacağım, hatta kusacağım. Yazıp yazmamak konusunda çok kararsızdım fakat başımdan geçen her şeyi artık eğlencesine vuruyorum. Bastırılmış bütün duygularımı açığa çıkardım ve kendimi keşfettim. Şimdi size anlatacaklarım ergenlik çağımın başlangıcından beri içimdeki seks ateşinin hikayesidir. 200-300 nüfuslu ufak bir köyde yaşıyordum. Daha 7-8 yaşlarındayken köyün büyük abileri ‘’bu kız ileride çok can yakacak”diye aralarında şakalaşıyorlardı. İlkokulda yaşıtlarımdan çok daha uzun boylu ve olgun duruyordum. Tüm hocalarım beni son sınıf zannediyordu. Köyümüzde ortaokul olmadığı için yan köydeki yatılı okula gitmek zorunda kaldım. Bunun hayatımı bu kadar değiştireceğini açıkçası hiç tahmin bile etmemiştim.

Ortaokulda yurtta kaldığım için akşamları diğer kız arkadaşlarımla sürekli şakalaşır ve sohbetler ederdik. Son sınıfa geldiğimizde bu sohbetler yerini sorulara bırakmıştı. Diğer kızardan çok daha olgun bir vücuda sahiptim. göğüslerim neredeyse diğer kızların 2 katıydı. Belli etmeseler de kıskançlıklarından çatlayan diğer kızların arkamdan konuştuklarını biliyordum. Beni dışladıkları için bir tek kankam olan zahide ile konuşuyordum. Zahide’de benim gibi olgun ve akıllı kızdı. Birbirimize bütün sırlarımızı anlatırdık. Bir gece yanıma geldi ve ‘’Hilal kalk bunu görmen lazım, çabuk’’ dedi. Uyku sersemi ne olduğuna anlam veremeden heyecanla yataktan fırladım. Beni yatakhanenin tuvaletine götürdü ve geceleğinin altından bir dergi çıkardı. Dergi cinsel içerikliydi. İşte o gece ilk defa bir erkek penisi görmüştüm. Midem bulanmıştı ama içten içe gözümü alamıyordum. İçemdeki bu merak duygu sabaha kadar devam etmişti.

Orta okul bitmiş ve ben köyüme dönmüştüm yazın köy meydanından geçerken köydeki herkesbendeki değişimin farkına varmış ve hayran bir şekilde beni izlemişlerdi. Hatta babamın yakın bir arkadaşı. ‘’ Cemil bu kız artık ele gelmiş bu evermek lazım’’ demişti. Ancak babam her ne kadar okumamış olsa da çok düzgün ve modern bir adamdı. Hayır, bu kız daha 15 yaşında evlilik falan olamaz daha okula gidecek, doktor olacak’’ demiş ve adamı terslemişti.

Kısacası herkes gibi merak ve sorularla dolu bir ergenliğim olmuştu ta ki 18 yaşıma kadar.

Üniversite sınavlarına çok çalışmıştım. Ancak elimizde çok fazla olanak yoktu. Hep doktor olcağımı hayal edip babamı gururlandırmak istiyordum. Sınav sonuçları açıklandı ve ben hemşireliği kazandım. Çok üzülsem de babam ‘’Olsun kızım ben seninle gurur duyuyorum’’diyerek bana sarılmıştı. Tüm hazırlıklarımı yapıp İstanbul’a teyzemin ayarlamış olduğu kız yurduna doğru yola çıktım.

Yurda yerleştikten hemen sonra okula kayıt işlemleri için gittim. Etrafımdakilerin bana olan bakışları artık beni rahatsız etmiyordu alışmıştım. Yurttaki kızlar daha kapıdan girer girmez kıskanç gözlerle göğüslerime ve kalçalarıma bakmaya başlamışlardı. Vücut hatlarımı belli edecek bir kıyafet giymesem de o kadar diri ev büyüktüler ki herkesin gözü takılıyordu.

Kayıt işlemleri için sıra beklerken yıllardır görmediğim arkadaşım Zahide ile göz göze geldik. Bir anda çığlığı basıl ‘’ Hilal!!! ‘’ diye bağırmasıyla bana sarılması bir oldu. Aradan geçen uzun yıllar dostluğumuzdan hiç bir şey götürmemişti. Kantine oturup içecek bir şeyler aldık.
-Nerede kalıyorsun? diye sordu bana Hilal.
-Teyzemin ayarladığı bir yurda yerleştim biraz uzak ama güvenli bir yer.

-Hayır! Yurt falan olmaz ben okula çok yakın bir eve çıktım bir arkadaşımla istersen sende
bizimle kalabilirsin.

– Annemler hayatta izin vermezler ki.
-’’Ben konuşurum, bak her şey çok güzel olacak inan bana’’ dedi.
Uzun uğraşlar sonunda ailemi ikna etmiştim ve artık Zahide ve arkadaşı Sibel ile kalmaya başlamıştım. İlk zamanlar çok eğleniyorduk. Onlar başka bölümlerde okuduğu için hafta içi çok fazla görüşemiyorduk. Benim derslerim çok yoğun olduğundan geceleri de ders çalışıyordum. Sibel bazen erkek arkadaşı Murat ile eve geliyor ve odadan dışarı çıkmıyorlardı. Içeride ne yaptıklarını gayet iyi biliyordum. Zaten gelen inleme seslerini duymamak imkansızdı. Murat uzun boylu yeşil gözlü ve yapılı bir çocuktu. Aktör gibi bir sesi vardı ve çok kibardı. Bizde kaldığı bir gece mutfağın önünde karşılaşmıştık. Üzerinde sadece boxer vardı. Muhteşem vücudu karşısında donup kalmıştım ama esas boxerın altındaki kocaman aletinin belli belirsiz hali beni sulandırmıştı resmen. Utançtan kıpkırmızı olmuştu. Bunun farkına varmış olacak ki hafif bir sırıtmayla ‘’pardon uyuyorsun sanmıştım’’ deyip odaya doğru giderken son bir kez bana baktı ve odaya girdi. Çok kısa bir süre sonra odadan alışık olduğumuz inleme sesleri gelmeye başlamıştı bile.

İnlemelerle dolu günlerden sonra Murat’ı aklımdan çıkartamıyordum. Okulun yarısı bana ben ise Murat’a aşıktım. Onun vücudunu hissetmek kocaman yarrağını içime almak istiyordum. Ders çalışırken, okuldayken yürürken bile o kocaman aleti hayal etmeye başlamıştım. Ama kendimi zor tutuyor bunun yanlış olduğunu Sibel ve Zahide’ye böyle bir yanlış yapamayacağımı tekrarlıyordum. En kötüsü de babamı utandıracak olmamdı. Cebindeki en son parayı bana gönderiyordu.

Murat’ın geldiği her akşamın sonunda kendimi odaya kapatıp sabahlara kadar kendimi tatmin ediyordum. Rüyalarımda Murat’ın altında inlerken çığlıklar atıyor başka boyutlara geçiyordum. Ve her sabah çarşaf sırısıklam oluyordu. Artık daha fazla dayanamıyordum Murat’a sahip olacaktım.

Final haftası bitmiş ve okul yarıyıl tatiline girmişti. Sibel sikişmekten ders çalışamadığı için bütünlemelere kalmış ve eve kapanmıştı. Ben bütün derslerimi geçmiştim ve köyde ailemin yanına gidecektim ancak Muratı’ın siki ile tanışmadan bu olmayacaktı.

Sibel ile Zahide sınava çalışmak için arkadaşlarına gideceğini söylemişlerdi. İşte aradığım fırsat buydu. Üstüme tüm vücut hatlarımı belli eden dapdar bir tayt ve body giymiştim. Murat’ı arayıp akşam film izlemeye çağıracaktım. Kıyafetimi gören sibel şaşkınlık içinde ‘’Böyle güzel bir vücudu neden saklıyorsun, mal mısın kızım dedi. İçimden birazdan hayran olduğun o vücuda senin sevgilin sahip olacak diye geçirirlken. Zahide kolumdan tuttu, yüzünde sinsi bir sırıtma vardı.

-’’Ne yaptığını biliyorum’’ dedi.

Ben hiç anlamamış gibi yapıp ne diyorsun dermişçesine gözlerinin çine bakarken.

-Hadi ama. Bu gece Muratla sevişeceksin anlamadık mı sandın diyip gülmeye başladı. Resmen kaynar sular dökülmüştü başımdan. Sonra yanıma sibel geldi ve ‘’Telaşlanma haberim var ilk seferinde zahide’de senin gibi utanmıştı’’dedi.

Resmen şok üstüne şok geçiriyordum. O kibar Murat hem Sibel’i Hem de zahide’yi sikiyormuş meğer. Bu durum karşısında hem afallamış hem de rahatlamıştım. Sonunda Murat ile çılgınlar gibi sikişecektim. İlk yiyeceğim yarrak onun kol gibi yarrağı olacaktı. İkisi kapıdan çıkarken sibel. ‘’Ha unutmadan! Sakın hepsini içine almaya çalışma zaten alamazsın’’ dedi ve birbirlerine bakıp
gülüştükten sonra evden çıktılar. Bakire olduğumdan da haberdar değillerdi. Söyleyememiştim.

İçim içime sığmıyordu şampiyonlar ligi finalinde barcelona’ya karşı oynayan amatör küme takımı gibiydim. Birazdan başıma geleceklerden çok korkuyordum ama çokta heycanlıydım. Derken telefon çaldı ve arayan murattı ‘’hazır mısın?’’ dedi ben konuşamayınca ‘’Seni uzun bir gece bekliyor’’ dedi ve telefonu kapattı.

5 dakika sonra zil çaldı. Dizlerim titreyerek kapıyı açmamla Murat’ın beni kucağına alması ve dudaklarıma gömülmesi bir oldu. Beni salona götürüp üçlü koltuğun üzerine yatırdı ve ‘’ O götünü bugün paramparça edeceğim’’ dedi. Korkunun ecele faydası yoktu zaten kızlarında haberi olduğu için kendimi serbest bırakmıştım. Dizlerimin üzerine çöktüm ve ‘’ O yarrağı yalamak istiyorum, hemen şimdi’’ diye gözlerinin içine baktım.

Murat pantolonunu indirdiğinde gözlerime inanamadım. Resmen bir canavar duruyordu karşımda. İnik hali bile nerdeyse tüm suratımı kaplayacak kadar büyük bir yarrağı vardı. Önce çekinerek yaklaştım ancak Murat kafamdan tutup o kocaman yarrağı ağzımın içine doğru ittirdi.

Yarrağı o kadar büyüktü ki ağzıma sığmıyordu. Kafamı ileri geri çektikçe biraz daha büyüyor ve nefesimi kesiyordu. Arada kafama komple bastırıyor ve gırtlağıma kadar o kocaman yarrağı ağzıma sokuyordu. ‘’Hiç fena değil bizim kızlar kadar iyisin. Daaha önce yarrak yalamadığına emin misin? Diye sorunca ağzımdaki yarrağı çıkartmadan yaşlı gözlerimle kafamı sağa sola salladım. Bunu duyunca resmen gözleri parladı ve ‘’ Desene bugün kısmette dap daracık amcık var’’ dedi ve beni kucağına alıp yatağa attı.

Bacak arama öpücükler konunduruk daha önce erkek deymemiş amcığımı yalamaya başladı. Ben zevkten kendimden geçiyordum. Hayatımda ilk defa böyle bir duygu ile karşılaşıyordum. Muhteşem bir şeydi. Daha önce neden yapmadım diye kendime kızıyordum resmen. Dil darbeleri geldikçe inlemelerim artmaya başladı ve 2 kez boşaldım. Ama Murat2ın durmaya niyet yoktu. Bacaklarımı aralayıp hiçbir şey söylemeden yarrağının kafasını amcığımda gezdirmeye başladı. Korku yordum ama daha fazla bekleyemedim Murat’ı belinden kavrayarak kendime
çektim ve o kocaman yarrağı içime aldım.

Acıdan resmen başım dönmüş ve çığlığı kopartmıştım. Murat ağzımı o kocaman elleriyle kapamıştı. Bağırmam onu gaza getirmiş olacak ki hızlı bir şekilde içimde gidip gelmeye başladı. Ben bağırdıkça o daha da hızlanıyordu. Bir süre sonra pestil olmuş amcığım acı yerine zevk duymaya başladı. Tam hatırlamıyorum ama en az 4 kere boşalmıştım. Muart ise daha boşalmamıştı. Beni sert bir şekilde sikerken kulağıma eğilip ‘’sana demiştim bu gece uzun olacak’’ diye fısıldadı. Aniden durup beni kaldırdı ve domalttı. Gördüğü manzara karşısında iddaa kuponunda yüksek oran vurmuş bir adam gibi seviniyordu. Hala bakire olduğumu farketmemişti, amcığım kanlar içinde kalmıştı. Murat en sonunda duruma ayıktı ve “kızlığın gitti” dedi ve güldü, hiç önemsemedi, oralı bile olmadı. Artık Murat’ın karısı olmuştum.

Hiç konuşmuyor ve sadce kalçalarımı okşuyordu. Siki o kadar büyüktü ki canım yanmasın diye bir elini sikinden ayırmıyordu. Harika kalçalarıma bir tokat atıp sulu amcığıma giriş yaptı. Artık havalarda uçuyordum. Murat resmen beni parçalıyordu. O kocaman damarlı yarrağı her yerimde hissediyordum artık. Yaklaşık 40 dakika hiç durmadan beni öylece sikmeye devam etti. Bende hal kalmamıştı zaten. Ve en sonunda ‘’Daha küçüksğn senin ağzına boşalacağım küçük orospum’’ dedi ve yarrağı tekrar ağzıma tıkayıp bütün döllerini boğazımdan içeri akıttı.

Kıpırdayacak halim yoktu. Bir sigara yaktı ve beni izlemeye başladı. Terlemişti. Ben ise resmen uzaydan bu dünyaya yeni inen bir astronot gibiydim. Ne olduğunun farkında bile değildim. Sigarası bitti amcığıma ufak bir öpücük kondurdu. ‘’ Bu sana sınav hediyem olsun’’ dedi ve güldü. Üstünü giyindi, o da çok iyi biliyordu ki bu tek seferlik bir şey değildi tabi ki beni yine sikecekti. Sadece bana tatil hediyesi vermişti. Böyle büyük bir yarrağın akıldan kolay kolay çıkmayacağını çok iyi biliyordu.

O gün sibel ile zahide’yi beklemeden sabah karşı evden çıktım. Amım hala acıyordu. Vücudum bitkindi evdekilere sınavların beni çok yorduğunu söylecektim. Ama bilmiyorlardı ki kocaman bir yarrak tarafından körpecik amcığım darmadağın edilmişti.

Eve geldiğimde babama yalan söyledim. Çok üzülmüştüm taa ki Murat’ın ‘’1 ay sonra görüşürüz kızların selamı var ikiside yanımda sende gel’’ mesajına kadar…

Beğendiyseniz yorumlarınızı bekliyorum, devamı çok yakında gelecek…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir