Köydeki Muhteşem Amcık – Bölüm 12

Resepsiyondaki kız bize bir Family Suit vermişti. Süit’te biri büyük, diğeri küçük olmak üzere iki oda, bir oturma / TV seyretme kısmı ve Jakuzisi olan büyükçe bir banyo vardı. Zeynep Süit’in lükslüğünü hayran hayran incelerken, Mürüvet ağlayan çocuğunun derdine düşmüştü. “Çocuğu emzirmem lazım!” diyerek, koltuklardan birine oturdu ve bize sırtını döndü. Buraya sikişmeye gelmiştik, ama Mürüvet çocuğunu yanımızda emzirmeye utanıyordu. Ben de Zeynebin elinden tutup, “Gel aşkım, biz yan tarafa geçelim de Mürüvet çocuğunu rahat rahat emzirsin!” dedim. Zeyneple çift kişilik yatağın olduğu büyük odaya geçtik.

Zeynebin ilk söylediği şey, fısıldayarak, “Mürüvet bakire olmadığımı bilmesin lütfen!” oldu. “Tamam!” dedim ve başından eşarbını çıkarıp yatağa bıraktım, ayakta öpüşmeye başladık. Öpüşürken ben de biryandan Zeynebin gömleğini ve eteğini çıkarıyordum. Zeynep karşımda sütyen külot kaldığında, yatağa oturttum ve kendim de Boxerime kadar soyundum. Yarağım yine çadırı kurmuştu. Ben de yatağa yanına oturup, öpüşerek uzandık. Öpüşürken elimi Zeynebin bacak arasına attığımda külodu ıslanmıştı. Zeynebin külodunu ve sütyenini hemen çıkarmak istemiyordum, sakin sakin, tadını çıkara öpüşüyor, sevişiyorduk. Zeynep de elini Boxerimin üzerinden yarağıma atmış, çekiştirip duruyordu. Anlıyordum Zeynebi, arabada benim azdığım gibi, şimdi o da azmıştı. Aslında ben ondan daha sabırsızdım, ama Mürüvet de işini bitirip gelsin, icraata üçümüz birden başlayalım diye ağırdan alıyordum.

15-20 dakika sürmüştü Mürüvet’in çocuğu emzirmesi ve uyutması. Bizim yanımızda geldiğinde ise, heyecandan alt dudağını emiyordu. Mürüvet’e, “Gel aşkım!” diyerek ayağa kalktım. Mürüveti’n gözleri önümde kurduğum çadırda idi. Ayakta Mürüvet’e sarılıp, dudaklarına yumuldum. Öpüşürken kalkık yarağım Mürüvet’in göbeğine değiyordu. Aynı Zeyenebe yaptığım gibi, Mürüveti de sütyen külotla bırakana kadar soydum. Sonra elinden tutup yatağa, Zeynebin yanına uzandık. Ben ortalarındaydım. Biraz birini öpüyordum, biraz diğerini. Biriyle öpüşürken, öbürünün vücudunu okşuyordum. Mürüvetin de külodu ıslanmıştı. Merak ediyordum, acaba ben demeden hangisi sütyenini ve külodunu ilk çıkaracak diye.

Mürüvet çıkardı ilk, önce sütyenini, sonra da külodunu. Ben de, demin çocuğunu emzirdiği göğüslerini tek tek ağzıma alıp emmeye başladım. Mürüvet de bu sırada hafiften inleyerek, amını dizime sürtüyor, bir elini de boxerimin için sokmuş, yarağımı sıvazlıyordu. Zeynep ise (Mürüvet’in varlığından dolayı) utangaçlığını atamamış, sadece bakıyordu bize. Mürüvet’in göğüslerini emmeyi bırakıp, boxerimi çıkardım ve Zeynebe, “Sen de çıkar şunları!” dedim, küloduyla sütyenini işaret ederek. Şimdi Zeynep de bizim gibi çırılçıplak kalmıştı. Ama Zeynep nedense halen biraz tutuk davranıyordu. Bu sefer Zeynebin amını elleyerek göğüslerine yumuldum. Zeynep saçlarımla oyunuyordu ben göğüslerini emerken. Mürüvet’in de eli vücudumda gezinirken, biryandan da omuzlarımı, sırtımı ve belimi öpüyordu.

Mürüvet elini yarağıma atıp okşamaya başladığında, “Ağzına alsana!” dedim. Mürüvet suratıma garip garip bakarak, “Anlamadım?” dedi. “Yarağımı ağzına al, yala!” dediğimde, suratını buruşturup, “İğhhhh, yarak ağza alınır mı be?” dedi. “Kızım kocanla hiç mi yalamadınız birbirinizin amını sikini?” dedim. Mürüvet yeniden, “İğhhhh! Saçmalama be, çok iğrenç!” dedi. Ben de, “Kusura bakma Mürüvet ama, kocan malın tekiymiş! Bak ne göstereceğim!” dedim ve yataktan kalktım. Gittim Laptopu açtım, Nurcan’la çektiğimiz videoda 69 yaptığımız kısmı buldum. O videoyu okadar çok seyretmiştim ki, nerdeyse her saniyesini, her karesini ezberlemiştim. Yatağa getirip, sesini açarak, tam ekran oynattım.

İkisi de şaşkınlıkla ve ağzıları açık seyrediyordu ben Nurcan’ın amını yalarken, Nurcan’ın da yarağımı somuruşunu ve zevkten çılgın gibi inleyişlerini. Nurcan’ın yalanarak orgazm oluşunu, benim Nurcan’ın ağzına boşalışımı, Nurcan’ın döllerimi yutuşunu da seyrettirdikten sonra videoyu kapattım. Kapattığıma üzülmüşlerdi, “Yaa kapatma, sikiştiğinizi de seyredelim!” dedi Mürüvet. Ben de, “Hepsini seyretmek saatler sürer, odayı saat 12:00’den önce terketmemiz gerekiyor! Ama size başka birşeyler göstereyim!” dedim. Şifreli isimler vererek dosyaladığım (ve Zeynebin olmadığı) fotoğraflardan açtım, köyde siktiğim kızları gösterdim. Resimlere bakarken Zeynep kendi resimlerinin de geleceğini zannederek telaşlanmış ve kıpkırmızı olmuştu. Mürüvet ise tanıdığı kızları gördükçe, “Vayy orospu, vayy!” diye hayretini gizleyemiyordu. Belli ki hiç ummadığı kızlar vardı siktiklerim arasında.

Açtığım resimler bitince, “Daha başka siktiklerim de var köyden, 4 tane daha, ama onların resimleri yanımda yok şu anda!” deyince, Zeynep oldukça rahatlamıştı. Laptopu kapattım, masaya bıraktım geldim. Mürüvet, “Kim o diğer dört tanesi?” diye sorunca, “Valla isimlerini bilmiyorum, kim olduklarını sormadan siktim işte!” dedim. Mürüvet gülerek, “Kim olduklarını tahmin edebiliyorum! Biri kesin Keş Abdi’nin kızı Kevser! Biri de bizim Çakırların Gelini Seda’dır mutlaka! Hurdacı Şevki’nin karısı Menekşe’yi de sikmişsindir! Dördüncüsü de Gazi’nin kızı Süheyla’dır!” dedi. Bu saydıklarını sikmemiştim, ama renk vermedim, “Valla olabilir, isimlerini bilmiyorum!” dedim. Ve bu isimleri beynimin bir köşesine ‘Sikilecekler’ listeme not ettim.

“Şimdi bırakın siktiklerimi de, biz kendi sikişimize bakalım, vaktimiz azalıyor!” dedim ve Zeynebi 69 olacak şekilde üstüme ters aldım. Zeynebin amını yalamaya başladım. Zeynep sadece yarağımı okşuyordu. Mürüvet ise yanıbaşıma uzanmış, tiksinir gibi yüzünü buruşturarak, pür dikkat ve şaşkınlıkla, benim Zeynebin amını iştahla yalamamı izliyordu. Ben de arada bir Zeynebin klitorisini dudaklarımın arasına alıp sündürüyordum, sonra tekrar dilimi amına sokup çıkarıyor, sonra da am dudaklarını emiyordum. Orta parmağımı amının sularına bulayıp, yavaşça göt deliğine soktuğumda, Zeynep önce hafif bir, “Ihhh!” çekti, sonra da amını suratıma hızlı hızlı sürtmeye başladı. Parmağım götünü, dilim de amını sikiyordu ve Zeynebin kısık kısık inlemeleri artarak yükselmiş, küçük çığlıklarla orgazm olmaya yaklaşıyordu.

Zeynep orgazm olmadan amını yalamayı bıraktım ve “Yarağımı ağzına al!” dedim. Zeynep yarağımı ağzına alınca, ben de amını yalamaya devam ettim. Şimdi Zeynep de yarağımı acemice, ama iştahlı bir şekilde yalıyordu. Birkaç dakika bu böyle devam etti, ama birden yarağımı ağzından çıkardı ve inleyerek, çığlıklar atarak orgazm oldu. Amının suları ağzıma yüzüme akarken, ben de amını şapur şupur yalamaya devam ediyordum. Zeynep, “Yeter, yeter!” diye inleyerek üstümden kalkmaya çalışınca bıraktım. Zeynep terden sırıl sıklam olmuş bir halde kendini yatağa attığında, halen burnundan soluyordu. Mürüvet’in ise alt dudağı, bizi izlerken sürekli ısırdığından nerdeyse morarmıştı.

Dizlerimin üstüne doğrularak Zeynebin başucuna yanaştım ve yarağımı ağzına verdim. Mürüvet de iyi görebilmek için bizim yanımıza yaklaşmıştı. Zeynep yarağımı yalarken saçlarını elime dolayıp, kafasını yarağıma bastırdım. Şimdi yarağım yarısına kadar ağzına girip çıkıyordu. Fazla dayanamadım ve “Hazır ol, geliyorum!” diyerek Zeynebin ağzına fışkırttım döllerimi. Döllerim birden gırtlağına çarpınca Zeynep irkildi ve kafasını geri çekmek istedi. “Yut hepsini aşkım!” diyerek saçlarını bırakmadım. Zeynebin gözlerinden birkaç damla yaş geldiyse de, öğüre öğüre yuttu döllerimi. Boşalmam bitince saçlarını bıraktım ve “Harikasın aşkım!” diyerek alnına bir öpücük kondurdum. Döller akmasın diye, Zeynep elini çenesine tutarak, ben de elimi yarağımın başının altına tutarak kalktık, temizlenmeye banyoya gittik.

Çabucak bir duş alıp odaya geri geldiğimizde, Mürüvet halen alt dudağını ısırarark yatağın kenarında oturuyordu. Amının kıllarını gizlemek istercesine bacak bacak üstüne atmıştı. Sıranın kendisine geldiğini bildiğinden Mürüvet şimdi daha bir heyecanlıydı. Onunla da 69 yapmak istiyordum, ama yarağım inmişti. Ben de dudaklarına yapıştım önce, bir süre ateşlice öpüştük. Sonra süt dolu memelerini yoğurup, öpüp, yalayıp, emerek, Mürüvet’i sırt üstü yatırdım. Daha memeleriyle ilgilenirken kısık kısık inlemeye başlamıştı Mürüvet. Memelerinden göbeğine, ordan da yavaş yavaş öpüp yalayarak kıllı amına indim. Zeynep sikişeceğimizi umduğundan hazırlıklıydı, amını kaymak gibi yapmıştı. Mürüvet’in ise sikişeceği hiç aklından geçmediğinden olsa gerek, amının kıllarını kesmemişti. Dilimi ve dudağımı direkt amına değdirmiyordum, amına yakın yerleri, baldırlarının iç kısımlarını öpüp yalıyordum. Amının kıllarını dişlerimimin arasına sıkıştırıp hafif hafif çekiştiriyordum. Dilim amına yaklaştıkça Mürüvet belini yükseltiyor, adeta amını ağzıma vermeye çalışıyordu. İstemiyormuş gibi görünse de, amının yalanmasının nasıl birşey olduğunu merak ediyordu.

Mürüvet’e daha fazla işkence çektirmeden, dudaklarımı amına yapıştırdım. O anda Mürüvet resmen elektriğe çarpılmış gibi irkildi. Dilimi amının dudakları arasından kaydırıp, amının deliğine sokup çıkarmaya başladığımda ise, ufaktan inlemeye başladı. Daha yarım saat önce am yalama konusunda, “İğhhh…” diyen Mürüvet, şimdi aldığı zevkten çığlık atarak, kafamı amına bastırıyor, yatakta resmen kıvranıyor, yavaşladığım zaman da, “Durma kurban olurum, devam et!” diye yalvarıyordu.

Bu arada benim yarak da yeniden kalkmış, eski sertliğine ulaşmıştı. Aynen Zeynebe yaptığım gibi, Mürüvet de orgazm olmadan amını yalamayı bıraktım ve Mürüvet’i 69 olacak şekilde üstüme aldım. Mürüvet demin Zeynepten gördüğü için, ben daha birşey demeden amını suratıma bastırarak, yarağımı yalamaya başladı. Ama yarağımın sadece kafasını yalıyordu, onu da ürkekçe yapıyordu. Ben onun amını yalamaya başlayınca, o da yarağımı emmeye, somurmaya başladı. Çok acemiceydi ve bazen dişleri değiyor, yarağımın başını acıtıyordu, ama olsun, başlangıç için fena sayılmazdı. Parmağımı götünün deliğine sokmaya çalıştığımda, yarağımı ağzından çıkarıp, “Yapma!” diye uyardı. Bunu bir kez daha denediğimde, yine aynı şekilde uyarınca, parmağımı götünden çektim, ama Mürüvet’i de üstümden kaldırdım.

Mürüvet götüne parmak sokturmadığından dolayı kendisine kızdığımı sanmıştı. “Yaa niye hemen kızdın canım? Kızma lütfen, ordan çok acıyormuş!” dedi. Oysa kızmamıştım, amını sikerek orgazm edecektim onu, onun için kaldırmıştım üstümden. “Saçmalama, gördün işte, Zeynebin götüne de parmağımı soktum! Parmak sokunca acımaz, fakat sikerken biraz acıyacak, hadi domal!” dedim. Mürüvet telaşla, “Götten mi sikeceksin? Yaa, ordan hiç yapmadım!” diyerek domalmak istemedi. “Götünü şimdi sikmeyeceğim, hadi domal aşkım, amını sikeceğim!” dediğimde, yüzünde inanmamış gibi bir ifadeyle domaldı.

Domalınca, götünün yanaklarını iki elimle ayırıp, amını biraz daha yaladım. Arada bir de dilimi göt deliğine de değdirip, ilerde götten de zevk alacağının avansını veriyordum. Sonra yarağımı elime alıp, am dudakları arasından kaydırarak, amına kökledim. Amına ilk girerken Mürüvet önce biraz ıhıladı, kimbilir ne zamandan beri sikilmediği için amı bakire kız amcığı gibi daracaktı. Hepsi girdikten sonra derin bir, “Ohhhh!” çekti. Biraz içinde bekleyip, amına pompalamaya başladım. 4-5 dakika geçmeden Mürüvet çarşafı tırmalıyordu. İnlemeleri de yükselmişti. En sonunda Mürüvet, “Ohhh, Harunn! Harunnn!” diye ismimi sayıklayarak orgazm oldu. Orgazm olduğundan dolayı enerjisini kaybetmiş dizleri ve kolları titriyordu domalmış haldeyken.

Ben birkaç giriş çıkış daha yaptım amına, sonra çektim çıkardım yarağımı. Mürüvet de hemen yüzüstü yatağa yapıştı. Halen kısık kısık inlemeye devam ediyordu. Mürüvet orgazm olup rahatlamıştı, ama benim boşalmama daha vardı. Zeynebi sikecektim. Fakat Mürüvet bakire olmadığını anlamasın diye Zeynebin götünü sikecektim. Kazık gibi yarağımı sıvazlayarak kalktım, yatağın öbür tarafına, Zeynebin yanına geçtim. Mürüvet’in duyması için, Zeynebe, “Hadi aşkım yarağımı ıslat ta, götünün bekaretini alayım!” diyerek yarağımı ağzına verdim. Zeynep biraz yalayıp ıslattıktan sonra, “Yeter bu kadar, hadi domal aşkım!” dedim.

Zeynep domaldı. O sırada ölü gibi yatan Mürüvet merakından doğrulmuştu, belli ki Zeynebin götünü nasıl siktiğimi görmek istiyordu. Zeynebin arkasına yanaştım ve göt deliğine bolca tükürük bırakıp, yarağımın başını dayadım. Daha önce Zeybebi götten siktiğimde çok kolay girmiştim, ayrıca Zeynebin götü benden önce de sikilmeye alışıktı. Ama yine de numaradan, “Acıtma nolursun!” dedi. Ben de, “Korkma aşkım, fazla acımayacak! Çok acırsa söyle!” dedim. Mürüvet’e sanki tiyatro oynuyorduk. Yarağım yine kolayca girmişti götüne, ama Zeynep numaradan biraz ıhıladı. Ben de tiyatroya devam edip, “İlk sefer hep böyle biraz acır aşkım! Kasma kendini, gevşek bırak, birazdan alışınca müthiş zevk alacaksın!” dedim ve yavaştan götüne pompalamaya başladım.

Mürüvet heyecanla izliyordu. Mürüvet’e, “Bak gördün mü, çok acısa Zeynep dayanamazdı!” dedim ve Zeynebin götüne pompalamaya devam ettim. Bir ara pompalamayı bıraktığımda Zeynep ekmeğime yağ sürdü ve kendisi götünü bana hızlı hızlı çarptırmaya başladı. Bu kız harbiden götünün sikilmesinden zevk alıyordu. İnlemesinden de belli oluyordu bu. Daha fazla zevk alması için elimi alttan amına attım ve klitorisini okşadım. Zeynebin inlemeleri çığlıklara dönüştü, orgazm olmak üzereydi. O anda onu amından sikerek orgazm etmeyi çok istiyordum, ama Mürüvet baktığı için yapamadım. Zeynep orgazm olunca, ben de inleyerek götünün içine fışkırttım döllerimi.

Götünde biraz daha kalıp, yarağımı yavaşça çekip çıkardım. Döllerin yatağa akmasını istemiyordum, “Kımıldama!” deyip yataktan indim, banyoya gidip, biraz tuvalet kağıdı koparıp geldim, verdim kedisine. Zeynep tuvalet kağıdını götüne tutarak indi yataktan, banyoya temizlenmeye gitti. Ben de Mürüvet’e göz kırpıp, “Sonra senin götünü de böyle sikeceğim aşkım! Hadi gel, hep beraber yıkanalım!” dedim. Mürüvet’in elinden tutup kaldırdım, Zeynebin yanına banyoya gittik. Üçümüz birlikte güzelce yıkandık.

Banyodan çıktığımızda saat 11:15 olmuştu, odayı boşaltmak için 45 dakika vaktimiz vardı daha. Üçümüz de çırılçıplak yatağa uzandık, yarım saat öpüşüp elleştik, biraz konuştuk. Giyinmeden, telefonumla önce ikisinin yanyana çıplak resimlerini çektim bol bol. Sonra da telefonu Zeynebe verip, Mürüvet’le beni çıplak öpüşürken, elleşirken çektirdim.

Saat 11:40 gibi odadan çıktık, aşağıya indik. Resepsiyona doğru yürürken, deminki kızın yanında başka bir kız daha vardı, bizi görünce birşeyler fısıldaştılar. Hatırlamıştım o ikinci kızı, Nurcan’la geldiğimizde görmüştüm. Muhtemelen o da beni hatırlamış olmalıydı ve şimdi Nurcan’a hiç benzemeyen iki kadınla otelde ne işimin olduğunu düşünüyordu. Üstelik yanımdaki kadının birinin kucağında bir çocuk vardı. Anahtarı teslim ettikten sonra, 50 Euro çıkardım ve kızlara gülümseyerek, “Bu sizin için!” deyip, Tip Box’a attım. Kızlar da bana gülümseyerek teşekkür edip, “Yine bekleriz efendim!” dediler.

Otelden çıkıp arabaya yürürken, Mürüvet, “Oha! Lan oğlum manyakmısın, niye okadar bahşiş verdin orospulara? Onları da mı sikeceksin yoksa?” dedi. Mürüvet’e cevap olarak sadece gülümsedim, içimden de (Ramazan çavuş sağ olsun!) dedim. Bindik arabaya ve tekrar İzmir otoyoluna çıktık. Kuşadası’na, Zeynebin nişanlısının yanına uğrayacaktık ilk önce.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir