Köydeki Muhteşem Amcık – Bölüm 30

Alexandra ile uzunca öpüştükten sonra yatağa devrildik. Onu sırtüstü yatırıp, boynunu boğazını öperek terlemiş göğüslerine indim. Göğüsleriyle yeniden ilgilenmem hoşuna gitmişti, yine zevk aldığını belirten sesler çıkarıyordu. Terlemiş olmasına rağmen göğüslerinde halen Şeftali tadı vardı. Uzunca bir süre göğüslerini yalayıp emdikten sonra göbeğine geçtim. Göbek çukurunu dillediğimde, Alexandra kıkırdamaya başladı. Göbek çukurundan gıdıklanıyordu. Bunu anlayınca, inadına biraz daha dilledim göbek çukurunu. “Hayır Harun! Bunu yapmıyorsun! Hayır Harun!” deyip çırpınmaya başlayınca dilimi çekip kafamı kaldırdım. Gülmekten gözlerinden yaşlar gelmişti kadının. Sakinleşmesi bir iki dakika sürdü.

Sakinleşince, ben de nihayet amına indim. Epey bir inceledim klitoris Piercing’ini. Kadınlarda klitorisin çok hassas ve narin bir nokta olduğunu bildiğimden, fazla çekip çekiştirmeden nazikçe elliyordum Piercing’ini. Sonra haşlanmış Nohut iriliğindeki klitorisini yalamaya başladım. Dudaklarımın arasına almış oynuyordum, hem klitorisi ile hem de Piercing’i ile. Klitorisini emmeye başladığımda, Alexandra da ellerini saçıma geçirmiş, “Evet, öyle yapıyorsun Harun! Mmmmhhh, çok güzel!” diyordu. Rahat bir 10 dakika emdikten sonra, ne alemde diye kafamı kaldırıp baktığımda, herhalde artık sikmek istediğimi düşünmüş olmalıydı ki, “Devam ediyorsun Harun, daha değil!” dedi.

Ben de zaten onu yalayarak bir kez orgazm etmeden sikmeye niyetli değildim. Tekrar yumuldum amına ve klitorisini yalamaya devam ettim. Bu sefer amını da parmaklıyordum. Amının deliği çok genişti, parmağımın içine girip çıkmasının nerdeyse hiç etkisi olmuyordu. Onun için amına soktuğum parmak sayısını birden üçe çıkardım. Şimdi biraz daha sesli inlemeye başlamıştı Alexandra. Ama daha orgazm olmaktan çok uzaktı. O sırada valizlerin ordan poşet hışırtısı gelince o tarafa baktım. Gustav banyoda işini bitirmiş, yıkadığı Straponu poşete koyuyordu. Alexandra da o sese doğrulmuştu. “Gustav o poşeti getiriyorsun buraya!” dedi…

Poşet gelince, Alexandra içinden kalınca ve tırtıklı bir Vibratör çıkardı. Vibratörün ucunu ağzına alıp ıslattıktan sonra Vibratörün arkasındaki düğmeyi çevirdi ve amına soktu. Vibratör sinek vızıltısı gibi bir ses çıkararak titreşiyordu amında. Alexandra kaldırdığı bacağının altından elini atarak Vibratörü sapından tuttu, amına sokup çıkarmaya başladı ve “Sen klitorisimi yalamaya devam ediyorsun Harun!” dedi. İkiletmedim, yumuldum klitorisine…

Birkaç dakika sonra Alexandra böğürür gibi bir ses çıkararak titremeye başladı. Öyle bir titriyordu ki, ben artık klitorisini yalayamıyordum. Derken aniden Vibratörü amından çekti ve işer gibi amının sularını suratıma püskürttü. Ağzım yüzüm am suyu olmuştu. Tam bitti derken Vibratörü yeniden soktu amına ve hızlı hızlı sokup çıkarmaya devam etti. Ve yeniden püskürttü amının sularını. Bunu 2 kere daha tekrarladıktan sonra Vibratörün titreşimini kapatıp yanına bıraktı. Sonra da ağzımdaki yüzümdeki am sularını yalayıp, öpüştü benimle. Elini yarağıma atıp, “Gustav, Kondom!” dedi.

Bunu duyunca biraz canım sıkılmıştı, Prezervatif takıp sikmeyi hiç sevmiyordum. “Bu gerçekten şart mı, öyle zevk almıyorum?” dedim. Ama Alexandra, “İtiraz etmiyorsun Harun, şart! Ama daha sonra istersen götten kondomsuz sikebilirsin!” dedi. Ben tabii Alexandra’nın götünü de sikebileceğimi, üstelik Prezervatifsiz sikebileceğimi duyunca hemen yelkenleri suya indirdim ve “OK!” dedim. Gustav elinde bir kutu Prezervatifle geldi. Kutudan bir tane çıkarıp, açtı. Ben Alexandra takacak Prezervatifi yarağıma diye beklerken, bu işi Gustav’ın yapmasına canım sıkılmıştı. Bir erkeğin yarağıma yakın olmasından, dokunmasından hoşlanmıyordum. Ama Gustav ibnesi hazır fırsatını bulmuşken yarağımı bir güzel okşaya okşaya taktı Prezervatifi yarağıma…

Gustav çekilince, Alexandra beni de üzerine çekerek sırtüstü yattı yatağa, bacaklarını ayırdı. Yarağım bacak arasına gelecek şekilde uzanmıştım üstüne ve öpüşüyorduk. Alexandra altımda belini biraz kaldırınca, yarağımın başı amına girmişti. Bacaklarını havaya kaldırıp belime dolayınca yarağımın gerisi de girdi. İçinde biraz hareketsiz kalıp, öpüşmeye devam ettik. Sonra biraz doğruldum ve amına girip çıkmaya başladım. Ama böyle pek rahat sikemiyordum, onun için bacaklarını belimden alıp omuzlarıma koydum. Şimdi olmuştu işte, bu pozisyonda hem hızla pompalayabiliyordum amına, hemde dibine kadar köklüyordum. Pompalarken öne eğildiğimden, o Kısrak gibi Alexandra da altımda iki büklüm oluyor ve götü yataktan bir karış yükseliyordu…

O anda aklıma, şu anda siktiğim kadının Jürgen’in ablası olduğu gelmiş ve iyice hızlanmıştım. Alexandra’nın amına öyle bir hırsla basıyordum ki, sanki Jürgen’den bir çeşit intikam alıyordum. Herhalde bir 10-15 dakika siktim bu şekilde. Daha da devam edebilirdim sikmeye, ama Alexandra aniden beni göğsümden ittirdi, bacaklarını omzumdan indirip, hafifçe doğruldu, klitorisini deli gibi sıvazlayıp, yine amının sularını püskürterek orgazm oldu. Bu sefer göbeğimi sulamıştı amının suları. Alexandra bir süre de parmaklarını amına sokup çıkardıktan sonra, kendini geri sırtüstü yatağa attı. Gözlerini kapamış, burnundan nefes alıp verirken, göğüsleri de inip kalkıyordu. Hayretle baka kalmışım…

Kendine geldiğinde doğrulup yarağıma baktı. Herhalde boşalıp boşalmadığımı anlamak istiyordu. Dizlerinin üzerine dikildi, eliyle yoklayıp yarağımın sertliğini kontrol ettikten sonra, Prezervatifi yarağımdan çıkardı. Eğilip yarağımı biraz yaladıktan sonra, “Ağzımla boşaltayım mı, yoksa götümü mü sikmek istersin?” diye sordu. Bana göre bu soruyu sorması çok gereksizdi. Hiç tereddüt etmeden, “Götünü sikmek istiyorum!” dedim. “OK! Ama Gustav videoya kaydedecek!” dedi. İçimden (Hassiktir, bu da nerden çıktı amına koyum!) dedim. Normalde böyle şeyleri ben yapardım, kendimi garantiye almak için. Bunu kabul etmem halinde, o görüntülerle ne yapacaklarını bilmiyordum…

Ben tereddüt edince, Alexandra, “Merak etme, yüzün görünmeyecek! Bunu özel arşivimiz için istiyoruz. Daha sonra Gustav’la seyrediyoruz, çok zevkli oluyor. İstersen çekilecek videoyu kendine de kopyalayabilirsin!” dedi. “O halde OK!” dedim. Gustav valizden Video kamerayla Tripodu çıkarıp getirdi ve yatağın yakınına kurmaya başladı. Alexandra da demin Straponu yağladığı sıvıyla yarağımı yağladı. Artık o sıvının ne özelliği varsa, yarağım rüzgarda kalmış gibi serinlemişti. Gustav, “Tamam, kamera kayıtta!” deyince, Alexandra götü yandan tam kameranın görüş açısına girecek şekilde yatakta dörtayak domaldı. O sıvıdan eline bir miktar alıp, götünün deliğine yedirdi iyice. Bunu yaparken iki parmağını sokup çıkarıyordu deliği alıştırmak için…

Alexandra, “OK Harun, hadi!” deyince dizlerimin üzerinde yanaştım arkasına. Ama bir sorun vardı, Alexandra uzun boylu olduğundan, bacakları da uzundu ve dolayısıyla göt deliği yarağımın hizasının bir karış üstünde kalmıştı. Mecburen yatağın üzerinde ayağa kalktım. Göbeğime yapışmış yarağımı elimle aşağı doğru bastırarak dizlerimi kırdım, götünün hizasına inene kadar çöktüm. Bir elimle yarağımı aşağı bastırırken, öteki elimle götünün yanaklarını ayıramıyordum. Bu pozisyonda dizlerim de ağrımaya başlamıştı. Biraz uğraştım, ama bir türlü Alexandra’nın götüne sokamayınca, Gustav yardım etmek için yanımıza geldi.

Gustav Alexandra’nın götünün yanaklarını iki eliyle yanlara ayırınca, Alexandra’nın göt deliği meydana çıktı. Ve ben de nihayet yarağımı sokabildim. Birden hepsini sokmuştum. Alexandra, “Iıhhh! Yavaş Harun!” dedikten sonra sesini kesti. Gustav ellerini çekmiş, ama gitmemişti, yarağımın Alexandra’nın götüne giriş çıkışını yakından seyretmek istiyordu galiba. Ben Jokey gibi kalkıp inerek, sikmeye başladım Alexandra’nın götünü. Ara sıra yarağım pırtıp çıkıyor, Gustav hemen elini yarağıma atıp geri yerleştiriyordu karısının götüne. 10-15 dakikadır sikiyordum. Ama pozisyonun zorluğundan istediğim gibi hızlanamıyordum. Ayrıca sürekli çöküp kalkmaktan dizlerim de ağrımaya başlamıştı.

Artık dizlerimin ağrısı dayanılmaz hale gelince, durdum. Yarağımı götünden çıkarıp, yatağın kenarına oturdum. Alexandra, “Ne oldu?” diyerek dönüp baktı. Ona, “Dizlerim ağrıdı, pozisyon değiştirelim, sen üste geç!” dedim. Alexandra, “OK!” deyip yataktan indi. Gustav da halen kayıtta olan kameranın arkasına geçip, kamerayı yarağımı görecek şekilde ayarladı.

Alexandra o yağdan eline biraz döküp, yarağımı yağladı. Sonra sırtı bana dönük bir şekilde kucağıma yaklaştı, bir eliyle yarağımı tutup götünün deliğine ayarladıktan sonra, sandalyeye oturur gibi kucağıma oturdu. Ve dibine kadar götüne alınca, derin bir, “Ohhhh!” çekti. Önce kucağımda götünü değirmen taşı gibi kıvırıp, iyice yerleştikten sonra da kalkıp oturmaya başladı. Ben de iki elimle belinden tutup, oturup kalkmasına yardımcı oluyordum. Alexandra bir süre hızlı hızlı zıpladıktan sonra, iyice yavaşlayıp, belindeki sağ elimi tutup klitorisine götürdü. Okşamamı istiyordu belli ki.

Alexandra yavaş yavaş oturup kalkarken, ben de aynı anda klitorisini okşamaya başlayınca, “Ohhh, jaaa, ja, mmmhh, jaa!” diyerek orgazm olacağının sinyalini de vermişti. Çok geçmeden de kendisini geriye atarak kasılmaya ve sarsılmaya başladı. İnleye inleye orgazm oluyordu. Orgazm olurken de büzüğünü sıkıp sıkıp gevşetiyordu. Ben de fazla dayanamadım ve böğürerek götünün içine fışkırttım döllerimi. Yarağım halen götünün içinde kalp gibi atarken, Alexandra üstüme iyice yattı. Sırtı göğsüme yapışmış, iri vücudunun ağırlığı altında zor nefes alıyordum.

Orgazmın etkisi hafifleyince Alexandra üzerimden yavaşça doğruldu. Sonra da öne eğilerek kıçını hafif hafif yükseltti. Kıçını biraz daha kaldırınca, yarağım da götünden Şampanya şişesinin mantarı gibi çıktı. Götünden akan döllerim yarağıma ve taşaklarıma damlıyordu. Alexandra elini göt deliğine kapatıp banyoya gitti, klozete oturur oturmaz da osuruk sesleri duyuldu. Yatakta doğrulduğumda, Gustav da kamerayı kapatıp banyoya gitti. Demin bizi izlerken kalkık duran siki şimdi sönmüştü. Yine küloduna boşalmıştı, külodu vıcık vıcık ıslaktı.

Benim de yarağım sönmüştü. Elimi taşaklarımın altına tutarak ben de banyoya gittim. Alexandra halen klozette oturuyordu. Gustav ise sutyen ve külodu çıkarmış, duşa girmişti. Ben de duş alacaktım, fakat Gustav’la birlikte yıkanmak istemediğimden, o işini bitirip çıkana kadar beklemeye karar verdim. Alexandra tuvalet kağıdıyla götünü silip, kalktı, sifona bastı. Bana gülümseyerek lavaboya geçti. Ellerini yıkarken aynadan bana bakıp halen gülümsüyordu.

Gustav’ın duştan çıkmaya niyeti yok gibiydi. Alexandra da yanına duşa girip, bana, “Sen de gelsene!” dedi. “Yok, ben odamda yıkanırım!” deyip, raftaki bornozlardan birini aldım. Bornozu giyerken, Alexandra, “Yıkanıp geri gel ama, çektiğimiz videoya bakarız!” dedi. “Tamam!” deyip çıktım, kendi odama geçtim. Yıkandıktan sonra, yine üzerimde bornozla onların odasına geçtim.

Gustav yeni bir külot sütyen giymişti. Alexandra’nın ise sadece gecelik vardı üzerinde, külot falan yoktu. Yatağa oturmuşlar, ellerinde kamera, çekilen videonun başlangıcını bulmak için uğraşıyorlardı. Ben de bornozu çıkarıp, boxerimi giydim. Alexandra’nın yanına oturdum. Alexandra videonun başlangıcını bulduğunda, oynatma düğmesine bastı ve kameranın küçük monitöründen izlemeye başladık…

Gayet güzel kaydetmişti herşeyi, yüzüm de görünmüyordu videonun hiçbir yerinde. Büyük bir heyecanla izledim sonuna kadar. Video bittiğinde, hemen Laptopuma kopyalamak istediğimi söyledim. Alexandra, “OK!” deyip, tekrar videonun başlangıcını bulmaya çalışırken, Gustav da valizden kameranın bağlantı kablolarını getirdi. Alexandra, kablonun nasıl takılacağı ve videonun nasıl Laptopa kopyalanacağı hakkında kısa bir tarif yaptıktan sonra kamerayı verdi. Gayet basitti, bir iki düğmeye basınca kopyalama işlemi başlayacaktı. Alexandra, “Biraz uzun sürer, kopyalamaya başlayınca gel, başında beklemene gerek yok!” dedi. “OK!” deyip, kamerayı ve kabloları aldım, odama gittim.

Laptopumu açtım, kameranın kablolarını Laptopa bağladım. Ve tarif ettikleri düğmelere bastım. Ama herhalde yanlış bir şey yaptım ki, kamera içindeki kaseti hızla en başa sarmaya başladı. Bir an, gidip yanlış yaptığımı söyleyim diye düşündüm, ama kaset başa sardıktan sonra Laptopumun ekranında kopyalama işleminin başladığına dair bir mesaj çıkınca rahatladım. Kopyalama işlemi devam ederken odamdan çıkıp, kapıyı kilitledim ve onların odasına geçtim.

Üçümüz de yatakta oturduk, Viski içmeye, sohbet etmeye devam ettik. Özellikle Gustav’la yakınlaşmamak için, Alexandra’nın öbür tarafına oturmuştum. Herifin ilk fırsatta orama burama dokunacağı ihtimali rahatsız ediyordu beni. Bir şişe Viski bitmişti. İkinci şişeyi açmak istediklerinde, “Benden bukadar! Ben artık gidip yatayım, uykum geldi!” dedim. Ama Alexandra, “Burda yat bizimle, yatak büyük, üçümüz de sığarız!” diye ısrar edince, “OK!” dedim. Alexandra ortamızda, yattık, uyuduk…

Uykumun en tatlı yerinde yarağımda bir ıslaklık, bir sıcaklıkla uyanır gibi oldum. Biri yarağımı emiyordu sanki. Alexandra emiyordur diye düşündüm. Gözlerimi açacak halde değildim. Yarı uyanık, yarı uykuluydum. Rüya görüyor gibiydim. Sonra aklıma, bunun Gustav olabileceği geldi, ama o anda yarağımın emilmesinden aldığım zevk okadar çoktu ki, gözlerimi açıp bakma zahmetinde bile bulunmadım. Yarağımı emenin ağzına boşaldım ve yeniden uykuya daldım…

Bilmem kaç saat sonra da, Alexandra’nın, götünü yarağıma bastırmasıyla uyandım. 66 pozisyonundaydık. Üzerimde boxerim yoktu, ne zaman ve nasıl çıkardığımı hatırlamıyordum. Hoş, ben mi çıkardım, onu bile bilmiyordum. Alexandra götünü yarağıma biraz sürttükten sonra elini arkaya attı, yarağımı tutup götünün deliğine yerleştirdi ve kendisini geriye bastırdı. Ben de kendimi ona doğru bastırınca, yarağım götüne köküne kadar girdi. İçinde biraz durup, gidip gelmeye başladım. Elimi öne, göğüslerine attım, göğüslerini okşarken, boynunu boğazını öpüp yalayarak, götünü sikiyordum. Alexandra da elini klitorisine atmış okşuyordu…

Bizim hareketlerimize ve inlemelerimize Gustav da uyanmıştı. Kalktı, yataktan indi. Uyku sersemi bir hali vardı. Onun da siki kalkmış, sikinin başı tanga külodundan dışarı çıkmıştı. Birşey demeden banyoya gitti. Az sonra işeme sesi, sonra sifon sesi geldi. Sonra başka sesler geldi, herhalde 31 çekiyordu. Banyo arkamdaydı, ne yaptığını göremiyordum. Bana ne, benden uzak dursun da ne yaparsa yapsın ibne kılıklı herif deyip, Alexandra’nın götünü sikmeye konsantre oldum. Kanırta kanırta sikiyordum. 10-15 dakika sonra Alexandra’nın klitorisini okşayan eli iyice hızlandı. İnlemeleri de yükselmişti. Orgazm oluyordu. Yine büzüğünü kasıp gevşetmeye başlamıştı. Omuzbaşına dişlerimi geçirip, göğüsucundaki Piercing’le oynayarak, ben de götünün içine fışkırttım döllerimi…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir