Köydeki Muhteşem Amcık – Bölüm 32

Ben şaşkın şaşkın, nasıl oldu da yanlışlıkla amına soktum diye düşünürken, Şaheste, “Niye durdun, hadi devam etsene!” diyerek kendini geriye bastırdı. Yarağım tekrar köküne kadar amına girmişti. Kızlığının gitmiş olması o anda Şaheste’nin umurunda değildi, aldığı zevke bakıyordu sadece. Hoş benim canım biraz sıkılmış olsa da, aldığım zevk inanılmazdı. Şaheste’nin küçücük amını sikmek, diğer siktiğim amlarla kıyaslanamazdı bile. Ayrıca olan olmuştu, bu dakikadan sonra yapılacak birşey yoktu. Şaheste’nin kızlığını bozduğuma göre, amını sikmemek aptallık olurdu. Onun için pompalamaya devam ettim. Tadını çıkara çıkara ve Şaheste’yi zevkten inlete inlete sikiyordum tazecik amını…

En sonunda Şaheste inleye inleye orgazm oldu. Bacakları titriyor, duvara dayadığı elleri kayıyordu. Yarağımı amına dipleyip, göbeğinin üzerindeki kolumla sımsıkı sarıldım düşmesin diye. Yarağımı içinde oynatmadan titremesinin geçmesini bekledim. Şaheste biraz sakinleşince, “Duvardan iyi tutun aşkım, kolumu bırakıyorum!” deyip, belini saran kolumu gevşettim. Sonra da yarağımı yavaşça çektim amından. Ben boşalmadığım için yarağım halen kazık gibiydi, ama kızcağızı hemen bir kez daha sikip hırpalamak istemiyordum. Şaheste’nin dinlenip kendine gelmesi gerekliydi. Tepeden duşun süzgecini alıp, önce yarağımı yıkadım. Sonra ılık suyu götünün yanakları arasından amına tuttum uzun süre, akmış kanı temizledim. Sonra da Şaheste’yi bana doğru dönderip, önden su tuttum amına. Çok az da olsa halen kan geliyordu amından.

Suyu kapatıp, Şaheste’yi havluya sardım ve kucağıma alıp odaya götürdüm, nazikçe yatağa bıraktım. Valizini karıştırıp, temiz külotlarından birini aldım ve giydirdim. Ben de çırılçıplak yanına uzanıp, önce dudaklarına bir öpücük kondurdum. Sonra da her siktiğim kıza yaptığım gibi iltifat ettim, “Çok güzel sikişiyorsun aşkım! Harika amcığın var, şu ana kadar siktiğim en güzel amcık seninki! Hele göğüslerine bayıldım, tam istediğim gibiler!” dedim. Sonra da küçücük göğüsleriyle ilgilendim uzunca bir süre. Öptüm, yaladım ve emdim onları…

Şaheste’nin gözleri ağırlaşmaya başlamıştı. Nerdeyse uyudu uyuyacaktı. Ben onun tazecik vücudunu öpüp okşarken de uykuya daldı. Çok tatlı uyuyordu. Uyurken biraz seyrettim. Sonra kalktım yataktan, üstünü örttüm. Elbiselerimi giyip çıktım odasından, aşağıya indim. Bar’a, Alexandra’ların yanına gidip, birşeyler içmeyi düşünüyordum. Sağlam bir içkiye ihtiyacım vardı.

Resepsiyonun önüne geldiğimde Birgül bakışlarını kaçırarak başını öne eğdi, bir şeylerle ilgileniyormuş gibi yaptı. Halime ise gözlerime arzu dolu bakarak gülümsüyordu. O anda içimde Halime’yi sikmek için müthiş bir istek belirdi. Kendimi bu gece Şaheste’nin götünü sikmeye şartlandırmıştım ve olmamıştı. Onun için, bir fırsatını bulup Halime’nin götünü sikebilsem çok iyi olacaktı. Bunun için 5-6 dakika zaman yeterdi aslında.

Alexandra’ların odası şu anda boştu, orda yapabilirdim bu işi. Halime’ye göz kırpıp, “Alexandra akşam yemeğinde bana odadaki TV’de Alman kanalını bulamadığını söylemişti, 2 dakika birlikte çıkıp bir bakabilirmiyiz?” diye sordum. Halime de Birgül’den durumu idare etmesini isteyip, anahtarı aldı ve ayrıldık ordan. Asansöre kadar gayet resmi yürüdük. Asansöre binince, ben hemen, “Seni çok özledim aşkım!” diyerek dudaklarına yumuldum…

Kata gelince, yine asansörden resmi bir şekilde indik. Odanın kapısını açarken Halime’nin elleri titriyordu. İçeriye girip kapıyı kapatınca, hiç konuşmadan tekrar dudaklarına yumuldum. Öpüşürken de götünü avuçluyordum ve yarağım kazık gibi olmuştu. Öpmeyi bırakıp, Halime’yi yatağın yanına kadar götürdüm ve arkasını dönderip, arkadan sarıldım. Kulağına, “Aşkım ellerini yatağa koyup domalsana, götünü sikmek istiyorum!” dedim. Halime, “Yaa iki dakika konuşup gidelim, Atalay bey beni resepsiyonda göremezse fırçayı yerim!” dedi. “Siktir et şimdi Atalay’ı, sana bir şey derse ben hallederim. Hadi çabuk domal!” dedim.

Halime istemeye istemeye, ayakta domalır gibi öne eğilerek ellerini yatağa koydu. Ben de banyodan biraz tuvalet kağıdı koparıp geldim. Sonra Halime’nin eteğini beline topladım ve külodunu dizlerine kadar indirdim. Ben de pantolonumu ve boxerimi dizlerime indirdim. O sırada Alexandra’nın açık duran valizi takıldı gözüme. Valizde sadece seks oyuncaklarının olduğu poşetler vardı, diğer eşyaları dolaba yerleştirmişlerdi. Poşetten Alexandra’nın Strapona sürdüğü kaydırıcı sıvıyı aldım ve yarağıma sürdüm. Sürer sürmez yarağımı yine bir serinlik kaplamıştı. Elime bulaşanları da Halime’nin göt deliğine sürdüm. Ve arkasına yanaştım.

Yarağımı dayadığım gibi, bir seferde kökledim götüne. Kaydırıcının etkisiyle çok kolay girmiştim ve Halime’den sadece kısa bir, “Ihh!” çıkmıştı. Vakit kaybetmeden iki elimle kasıklarından tutup kendime çekerek, hızlı hızlı pompalamaya başladım götüne. Şu anda Halime’nin zevk alıp almaması benim için önemli değildi, sadece kendi zevkime bakıyordum. ‘Şak, şak, şak!’ sesleri eşliğine 4-5 dakika pompaladım ve Halime’ye kenetlenip fışkırttım döllerimi götünün içine. Acaip rahatlamıştım.

Yarağımı götünden çıkarıp, götünden döllerim akıp eteğini kirletmesin diye, tuvalet kağıdının birazını Halime’nin külodunun içine Ped gibi koyup, külodunu çektim, eteğini indirdim. Sonra da yarağımı silip, boxerimi ve pantolonumu çektim. Halime üstünü başını düzenlerken dudağına bir öpücük kondurdum ve “Harikaydın aşkım! Hadi gidelim!” dedim. Odadan çıktık, kapıyı kilitleyip, asansöre bindik.

Halime’nin suratı asıktı, galiba onu götürüp acele bir şekilde götünden sikmeme biraz bozulmuştu. Bozulmakta kaklıydı da, bencillik yapmıştım ve kızın amına elimi dahi sürmemiştim. Asansörden inmeden dudaklarından öpüp, “Biliyorum aşkım, bu böyle olmadı. Ama ilk fırsatta uzun uzun sevişeceğiz!” dedim. Halime’nin morali biraz da olsa düzelmişti, bana sarılıp, “Seni seviyorum!” dedi. “Ben de seni!” deyip, indik asansörden. Halime resepsiyona giderken, ben de Bar’a, Alexandra’ların yanına gittim.

Üçü de güle eğlene Rakı içiyorlardı. Atalay beni görünce, Şaheste’yi sorar gibi baktı. Hepsine selam verip, boştaki sandalyeye oturdum. Atalay’a, Şahesten’in yemekte içtiği maden sularının aslında Cin Tonik olduğunu söyleyip, “Şaheste kafayı buldu, odasına götürdüm yatırdım, uyuyor şimdi. Merak etme ortak, biraz öpüp okşamanın dışında başka birşey yapmadım!” dedim. Atalay bunu duyunca rahatlamıştı, hemen garsona işaret edip, bana da bir duble Rakı söyledi.

O sırada slow bir parça çalmaya başlayıp, birkaç çift dansa kalkınca, Alexandra da Gustav ile dansa kalktı. Atalay hemen, “Yaa ortak, Alexandra acaip iş veriyor, ama kocası ne ayaktır anlamadım? Herif ibne midir nedir, bana sulanıyor! Napcaaz?” dedi. Ben de gülerek, “Oğlum bunda anlamayacak ne var? Durum apaçık ortada, Alexandra’yı sikmek istiyorsan, önce kocasını sikeceksin!” dedim. Atalay, “Valla mı lan?” dedi. “Ne o, bakıyorum da dünden razısın ibneyi sikmeye?” dedim. “Alexandra’yı bir kere sikebilmek için ne gerekiyorsa yaparım ortak, hiç affetmem valla!” dedi. “İyi o halde, gelip otursunlar, ben Alexandra ile konuşur ayarlarım!” dediğimde, Atalay müthiş sevinmiş ve heyecanlanmıştı. Cebinden, geçen kullandığımız haplardan 2 tane çıkardı, “Al ortak, lazım olacak!” diyerek birini bana verdi, birini de kendi yuttu.

Çalan slow parça bitip Alexandra’lar masaya geldiklerinde, daha oturmadan ben kalktım ve konuşmak istediğimi söyleyerek Alexandra’yı gürültüsüz bir köşeye çektim. Atalay’ın kendisini sikmek itediğini söylediğimde, Alexandra, “Şartlarımızı sen biliyorsun, ama Atalay şartlarımızı kabul edecek mi?” diye sordu. “Edecek merak etme! Hatta Gustav’ı da sikmek istiyor!” dedim. Alexandra gülümsedi, “İyi o halde, içkilerimizi içip odamıza çıkalım!” dedi. Masaya döndüğümüzde, Alexandra Gustav’ın kulağına birşeyler söyledi. Gustav da müsade isteyip kalktı ve odaya gitti.

Biz de 10-15 dakika daha oturup, içkilerimizi bitirdikten sonra kalktık ve odalarına gittik. Gustav yine Tanga Sutyen giymiş, kamerayı Tripod’un üzerine kurmuş, bizi bekliyordu. Gustav’ı kadın iççamaşırlarıyla görünce Atalay’ın siki anında kalkmış, pantolonun önünde çadırı kurmuştu. Alexandra Atalay’ın dudaklarına yapıştı ve ayakta öpüşmeye başladılar. Alexandra sonra Atalay’ın sikini pantolonun üstünden avuçlayıp, kemerini çözdü, fermuarını indirdi. Atalay sabırsızlanmıştı, hemen pantolonunu çıkarıp kenara attı. Alexandra da Atalay’ın önüne çöktü, boxerini indirip sikini yalamaya başladı. Biraz yaladıktan sonra çekilip, yalaması için Gustav’ı çağırdı. Gustav Atalay’ın sikini yalarken, Alexandra soyunmaya başladı. Ben de kameranın arkasına geçmiş, kameranın mönitöründen yapılan kaydı izliyordum.

Alexandra soyunduktan sonra, “Sen katılmayacakmısın bize?” diye sordu. “Ben izleyeceğim, sonra belki katılırım!” dedim. Asıl derdim kamerayı kontrol etmek ve Atalay’la Gustav sikişirken, Atalay’ın yüzünün de kayıtlarda görünmesini sağlamak idi. Bu çekilen videoyu daha sonra kendime de kopyalayacaktım. Atalay ilerde Şaheste konusunda mırın kırın etmeye kalkarsa, bu görüntüler işime yarayabilirdi.

Gustav kıtlıktan çıkmış gibi Atalay’ın sikini yalarken, Atalay da kendinden geçmiş bir şekilde, “Ohhh, yala amına koduğumun ibnesi, aynı karı gibi yalıyorsun! Senin o yumurta gibi götünü de sikecem, karını da sikecem!” diyordu. Alexandra bu arada poşetteki seks oyuncaklarını çıkarmış, yatağa koymuştu. Kaydırıcı sıvıyı alıp yanlarına geldi, Gustav’a çekilip yatağa domalmasını söyleyip, Atalay’ın sikini güzelce yağladı. Sonra da Atalay’a, “Şimdi Gustav’ı ödüllendiriyorsun!” dediğinde, ben kahkahalarla gülmemek için kendimi zor tuttum, ‘Deja Vu’ yaşıyordum sanki.

Atalay Gustav’ın arkasına yanaştı, Tangasını aşağı sıyırıp, “Üff ortak, ibnedeki göte bak bee!” diyerek, sikini Gustav’ın götüne dayadığı gibi kökledi. İkisinden de aynı anda bir, “Ohhhh!” çıkmıştı. Atalay çıldırmış gibi Gustav’ın götüne pompalarken, ben de kamerayı tekrar kontrol ettim, biraz açısıyla, biraz da Zoom’uyla oynadım. Her ikisi de tanınacak şekilde çekiyordu kamera herşeyi. Alexandra kameranın görüş açısı dışındaydı, yatağın bir ucuna oturmuş, onları seyrederken Vibratörü amına sokup sokup çıkarıyordu. Alexandra’yı izlerken yarağım kazık gibi olmuştu…

Dayanamadım kameranın arkasında soyundum, Alexandra’nın yanına gidip, yarağımı ağzına verdim. Alexandra şimdi hem amına Vibratörtü sokup çıkarıyor, hem de yarağımı emiyordu. Yuttuğumuz hapların etkisiyle uzun süre boşalmayacaktık. Atalay 15 dakika falan sikti Gustav’ın götünü. Gustav demin domalmışken, şimdi yatağa Kurbağa gibi yapışmıştı. Atalay da onun üzerine yapışmış, halen hırsla pompalamaya devam ediyordu. En sonunda Gustav, “Yeter, yeter!” diyerek çırpınmaya başlayınca, Atalay Gustav’ın götünden çıktı ve Gustav’ı dönderip, “Yala amına koduğumun ibnesi!” diyerek ağzına verdi. Gustav götünden çıkan yarağı yalarken, ben de halen Alexandra’nın ağzını sikiyordum.

Atalay Gustav’a sikini yalattırmayı bırakıp, bizim yanımıza gelince, Alexandra da ağzından yarağımı ve amından Vibratörü çıkarıp, Gustav’a Prezervatif getirmesini emretti. Şimdi de Alexandra sikilmek istiyordu. Gustav Prezervatifi getirip Atalay’ın sikine takarken, Atalay, “Lastik takmak da nerden çıktı şimdi amına koyum?” diye hayıflandı. Anlaşılan o da benim gibi Prezervatifle sikmekten hoşlanmıyordu.

Atalay’a, “Ortak sen yat, Alexandra’yı üstüne al, tost yapalım karıyı!” dedim. Atalay ikiletmeden hemen sırtüstü yattı ve Alexandra’yı üstüne çekti, alttan amına yerleştirdi sikini. Alexandra, “Ohhh!” diyerek oturup kalkmaya başladı. Ben de yarağımı kaydırıcı sıvı ile yağladıktan sonra Alexandra’nın sırtına dokunup, öne eğilmesini söyledim. Alexandra tost olacağını anlamıştı, oturup kalkmayı bırakıp, benden kaydırıcı sıvıyı istedi. Verdim. Alexandra eline biraz döküp, göt deliğini yağladı ve “Tamam!” deyip öne eğildi, göğüsleri Atalay’ın göğsüne yapışmıştı iyice. Ben de yatağa çıkıp, dizlerimi kırarak Alexandra’nın arkasına yanaştım. Atalay iki eliyle Alexandra’nın götünün yanaklarını ayırdı. Ve biraz uğraşla ben de Alexandra’nın götüne soktum yarağımı.

Alexandra ilk defa ciddi anlamda bağırmıştı, herhalde ilk defa iki deliği de aynı anda gerçek yarakla sikiliyordu. Atalay’la sırayla Tren pistonu gibi çalışıyorduk Alexandra’nın amında ve götünde. Bir ben götüne sokup çekiyordum, bir Atalay amına sokup çekiyordu. 10 dakika geçmeden Alexandra böğürerek orgazm olup, amının suları püskürünce, Atalay şaşırmıştı, “Ortak, karı işiyor lan!” diyerek gülmeye başladı. Ben de, “İşemiyor oğlum, amının suları akıyor, sen sikmene bak, karıyı perişan etmemiz lazım!” dedim. Ve sikmeye devam ettik.

Gözüm bir ara Gustav’a takıldı, demin Alexandra’nın amına soktuğu Vibratörü şimdi Gustav götüne sokmuş, aynı zamanda da inleye inleye 31 çekiyordu. O da kendince müthiş zevk alıyor olmalıydı. Gözleri kaymış, bu dünyadan tamamen kopmuş gibiydi…

Alexandra’yı herhalde rahat bir yarım saat daha siktik ve bu sürede en az 2-3 kez daha orgazm ettik. Alexandra’nın artık pili bitmiş, bizim hareketlerimizden dolayı aramızda saman çuvalı gibi bir ileri bir geri yaylanıp duruyor ve kesik kesik inliyordu. Pozisyondan dolayı benim de dizlerim tutmaz olmuştu. Daha boşalma hissi olmamasına rağmen, “Ben çekiliyorum ortak, dizlerim ağrıdı, sen sikmeye devam et!” dedim. Yarağımı Alexandra’nın götünden çıkardığımda, birkaç kez osurdu. Götünden çıktığım için rahatlamıştı. Ama Atalay ani bir hamleyle Alexandra’yı altına aldı ve sikmeye devam etti…

Banyoya girip, duş alıp geldiğimde, Atalay busefer Alexandra’yı domaltmış, götten sikiyordu. Gustav ise Atalay’ın götünü ve taşaklarını okşamaya çalışıyordu. Ben olsaydım bu hareketten huylanırdım, ama Atalay halinden hoşnuttu. Bir an için koltuğa oturup onları izlemeyi düşündüm, ama hemen sonra vazgeçtim. Eve gitsem iyi olacaktı, bizimkileri merakta bırakmak istemiyordum. Elbiselerimi giydim ve Atalay’a, “Ben gidiyorum ortak, sana iyi sikişler!” deyip çıktım odadan.

Ama Şaheste’nin odasının önünden geçerken fikir değiştirdim. Bizimkileri aradım ve misafirlerle birlikte bu gece otelde kalacağımı, merak etmemelerini söyledim. Ve Şaheste’nin odasına daldım. Üstündeki örtü açılmıştı. Bir bacağını karnına doğru çekmiş, iki eliyle de yastığa sarılmış uyuyordu. O haliyle okadar tatlı, masum ve saf görünüyordu ki, neden daha dikkatli davranmadım diye içime bir suçluluk duygusu çöktü. Bu kız, sikilip kenara atılmaktan çok daha fazlasını hak ediyordu.

Soyunup yanına yattım. Vücudunu nazikçe okşayıp, saçlarını kokladım, omuzbaşını, kolunu ve sırtını öptüm. Kalbim anlamadığım bir heyecanla atmaya başlamış, tüm bedenimi bir titreme sarmıştı. Şaheste’ye aşık oluyordum galiba…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir