Köydeki Muhteşem Amcık – Bölüm 35

Akşamdan beri isyan eden yarağımın azizliğine uğramış ve Gülistan’ın amına girdiğim saniye boşalacağımı hissettmiştim. Boşalma hissi geçer umudu ile, hiç kımıldamadan öylece bekledim biraz. Ama fayda etmedi, boşalma hissi gittikçe artıyordu. Aslında içine boşalsam ve hiç bozuntuya vermeden sikmeye devam etsem, ikinci boşalmama kadar en az yarım saat sikebilirdim Gülistan’ın amını. Ama risk almak istemiyordum, hamile kalabilirdi, korunduğunu hiç sanmıyordum. O anda gözüme Gülistan’ın geceliği takıldı. Geceliği aldım ve göbeğinin üzerine yaydım. Ve yarağımı amından yarağımı çıkarmamla birlikte, döller geceliğine fışkırdı. Okadar çok boşalmıştım ki, döllerim bir gölcük oluşturmuştu geceliğin üstünde. Son damla döl de aktıktan sonra, geceliğin kuru kısmıyla sildim yarağımı. Döllerin akıp bir yerlere bulaşmamasına dikkat ederek, geceliği bohça yaptım ve masanın üzerine bıraktım.

Boşalmıştım, ama yarağım halen kazık gibiydi. Gülistan’ın şaşkınlığı geçmeden tekrar bacaklarının arasında yerimi aldım. Üzerine uzanıp dudaklarından öptüm ve “Kusura bakma aşkım, geceliğini de berbat ettim! Ama ne yapayım, okadar dar bir amın var ki, kendime hakim olamadım!” diyerek, yarağımı amına yeniden kökledim. Amının darlığı hakkında yalan söylemiştim. Amına, bırak kolumu sokmayı, ayağımı soksam bile girerdi, o derece boldu yani. “Ohhhh, daracık! Çok güzel amın var aşkım! Fırın gibi de yanıyor!” diyerek yavaş yavaş gidip gelmeye başladım. Amının çok sıcak olduğu ise doğruydu…

Sürekli iltifatlar ederek ve büyük güç sarfederek 10 dakikadır sikiyordum Gülistan’ın amını. Ama Gülistan’da en ufak bir tepki, bir inleme, zevk aldığına dair bir belirti yoktu. Kocası haklıymış diye düşünmeden edemedim, Gülistan kelimenin tam anlamıyla altımda ‘Mal’ gibi yatıyordu. Belki pozisyondan dolayıdır diye düşünerek, üstünden kalktım ve domalmasını istedim. O anda, içerinin loşluğuna rağmen Gülistan’ın yüzündeki gülümsemeyi farkedebilmiştim. İkiletmeden hemen yüzüstü döndü ve başını yastığa gömüp, kıçını göğe dikti. Bununla da kalmayıp, iki elini arkaya atarak götünün yanaklarını ayırdı. Ben amından sikmeye devam edecektim, ama Gülistan götten sikeceğim sanmıştı. Götten siktirmez diye düşündüğüm Gülistan, belli ki götten sikişmeye alışıktı. Ve kelimelerle söylemese de, şu anda da götten sikilmek istiyordu. Domalmak, onun için götten sikişmenin bir simgesi olmalıydı. Aslında yatağa çarşafı sererken domalmasıyla bunun sinyalini çoktan vermişti bana da, ben saldırmaya cesaret edememiştim.

Gülistan’ın götünü sikmeyi ben dünden istiyordum, ama yine de onun ağzından duymak istiyordum. Kulağına doğru eğildim ve “Götünü sikmemi mi istiyorsun aşkım?” diye fısıldadım. Gülistan bu soruma cevap vermeden, elleriyle ayrık tuttuğu götünün yanaklarını biraz daha ayırdı. Evet istiyordu, ama bunu söyleyemiyordu. İstiyordu, ama belki de götten sikişmenin günah olduğunu düşünüyordu. Belki de sadece erkeklerin bunu isteme ve dile getirme hakkı olduğunu düşünüyordu. Belki götten sikişenlerin de Komünist, Anarşist oldukları öğretilmişti kendisine. Bildiği her şeyi, kendisi gibi cahil kişilerden ve yarım yamalak öğrenen, ilkokula bile gitmemiş bir kadının kafasından neler geçtiğini bilemezdim. Ama yasak şeylerin cezbedici olduğunu biliyordum. Hiç ummadığın kişiler her türlü haltı yiyor, ama aynı şeyi başkaları yapınca onları kınıyorlardı. Bunun en güzel örneği, Gülistan’ın (kocasından intikam almak adına bile olsa) onlarca erkekle çatır çatur sikişip, Firdevs için orospu demesi idi…

Konuşup Gülistan’ı daha fazla utandırmamak için, arkasında pozisyonumu aldım. Göt deliğine bolca tükürük bıraktım ve yarağımın başını göt deliğine dayayıp yüklendim. Amına göre oldukça dar olan götüne köklememle birlikte, o ana kadar yatakta ‘Mal’ gibi olan Gülistan’dan ilk defa yüksek sesle bir, “Ohhhhh!” çıktı. Benim de çok zevk aldığımı belli etmek için, ben de, “Ohhhhh!” diye inleyerek iyice abandım ve belinden iki elimle asılarak kenetlendim Gülistan’ın götüne. Götüne taşaklarımı da sokmak istercesine bastırıyordum. İşin ilginç tarafı, Gülistan da, sanki (Daha yok mu?) dercesine kendini geriye doğru bastırıyordu. Belli ki götten sikişmeyi seviyordu ve çok özlemişti. Kimbilir en son nezaman götten sikişmişti. Götünün yarrağıma iyice alışması için bir süre içinde hareketsiz bekledim.

Gülistan, götünü hafif hafif ileri geri oynatarak sinyali verdiğinde, yarağımı yavaşça yarısına kadar çekip, geri sokarak götünü sikmeye başladım. İşin en güzel yerinde telefonum çaldı birkaç kere. Ama göt sikmeyi yarıda bırakıp telefona bakacak değildim. Ardından telefonum belirli aralıklarla birkaç kez ‘Dıt, dıt!” diye öttü, SMS gelmiş olmalıydı. Kendimi işime verdim, gittikçe hızlanıyordum Gülistan’ın götünü sikerken. Terlemiş götünün yanaklarına kasığımın çarpmasından dolayı çıkan ‘Şak, şak, şak!’ seslerine, Gülistan’ın yüksek sesle Oh’lamaları, Ah’lamaları ve benim de kısa kısa inlemelerim eşlik ediyordu. Gülistan’ın götünü sikmek, amını sikmekten 100 kat daha fazla zevk veriyordu bana. Belini tutmayı bırakıp, bir elime örgülü uzun saçlarını doladım ve saçlarından asılarak sikmeye devam ettim götünü. Diğer elimi amına atıp yokladığımda ise, amını seller sular götürüyordu. Biraz önce ben amını sikerken en ufak tepki vermeyen Gülistan, şimdi götünü sikerken amından boşalmıştı. Fakat halen bitmek tükenmek bilmez bir enerji ve büyük bir hırsla kendini geriye vurmaya devam ediyordu. Okadar ki, bu çarpmaardan kasıklarım ağrımaya başlamıştı…

Yaklaşık bir 10-15 dakika sonra ona, “Aşkım ben yoruldum!” deyip onu durdurdum. Yarağımı götünden çıkarıp, yanına sırtüstü uzandım ve “Aşkım sen üste çık, öyle devam edelim!” dedim. Gülistan ne istediğimi anlamamıştı, bön bön bakıyordu suratıma. “Ata biner gibi yapacaksın!” dedim. Fakat yine anlamamıştı. Amından sikilirken sırtı yerden hiç kalkmayan ve götten sikilirken de sadece domalmayı bilen Gülistan için bu pozisyon yeni olmalıydı. Yarağımı elimle dik tutup, “Aşkım çık üstüme, tuvalete işer gibi çömelerek yarağımın üstüne otur!” dedim. Şöyle mi, böyle mi derken, yarağımı götüne alıp üstüme oturmayı becerdi. Destek alması için ellerimi ellerine kenetleyip, “Hadi, şimdi sen benim yarağımı sikeceksin!” dedim.

Bu son dediğime kıkır kıkır gülen Gülistan, götünü ileri geri oynatmaya başladı. “Aşkım, otur kalk, otur kalk!” dedim. Gülistan yine gülerek oturup kalkmaya başladı. Ben de, “Hah işte böyle! Çok güzel yapıyorsun aşkım!” diye motive ediyordum. Belli ki sikiş hayatında ilk defa üstteydi. İnsiyatifin kendisinde olması çok hoşuna gitmişti, inleye inleye ve hızlı hızlı zıpıyordu üstümde. Bu arada yeniden amından sular akıyor ve amının dudaklarından süzülerek, yarağıma bulaşıyordu. Gülistan oturup kalktıkça da götünden ‘Cork, curk!’ sesler çıkıyordu…

Gülistan’ın yorulduğunu, halen ellerime kenetli ellerinin titremesinden anladım. Gittikçe yaşlayan tempoyla oturup kalkmaya devam eden Gülistan, burnundan kesik kesik nefes alıp veriyordu. Ben biraz dinlenmiştim, ama onun iri cüssesinin ağırlığı altında kasıklarıma ağrı girmeye başlamıştı. Artık boşalmak istiyordum, “Aşkım, kalk, domal yeniden!” dedim. Son bir gayretle üstümden inen Gülistan hemen domaldı. Ben de hemen kalkıp arkasına yanaştım. Bu sefer götünün yanaklarını ayırmasına gerek kalmadan kökledim götüne ve olanca hızımla pompalamaya başladım. Çok geçmeden de böğürerek götünün derinliklerine fışkırttım döllerimi…

Boşalmam bitince arkasından çekildim. Yan yana, sırtüstü yattık. Konuşmadan tavana bakarak biraz soluklandık. Nefeslerimiz normalleşince, Gülistan’a, “Çok iyi sikişiyorsun aşkım!” dediğimde, “Firdevs’ten de iyi sikişiyor muyum?” dedi. Zaten akşam yemeğinde Veli ile yaptıkları tartışmadan beri, Gülistan’ın birşeyler bildiğinden şüpheleniyordum. Ama yine de bu soru karşısında şaşırmıştım. Bozuntuya vermemeye çalışarak doğruldum ve “Evet aşkım, Firdevs’ten de iyi sikişiyorsun! O daha çok toy, senin kadar tecrübeli değil, sikiş konusunda hiçbir şey bilmiyor! Hem seninle sikişmek çok daha zevkli!” deyip, dudağına bir öpücük kondurdum. Yine yalan söylemiştim, zevk verme konusunda Gülistan Firdevs’in eline su bile dökemezdi.

Ama Firdevs’i siktiğimi Gülistan nerden biliyordu? Bunu çok merak ediyordum, “Firdevs kendisi mi söyledi sana?” diye sordum. “Yoo, o birşey söylemedi!” dedi. “Ee, o söylemediyse nereden biliyorsun?” dedim. Gülistan pis pis sırıtmaya başlayınca, bende jeton düştü. Gülistan bana zarf atmıştı, ben de tongaya düşmüştüm. Verdiğim cevapla, bir anlamda kendi ağzımla itiraf etmiştim Firdevs’le sikiştiğimi. Gülistan cahil falandı, ama Tilki gibi de kurnazdı. Sadece tahmin etmişti ve tahmininde de yanılmamıştı.

Gülistan’ı biraz konuşturdum. Gülistan övünerek, “Ben yarağı yemiş bir kadını gördüm mü hemen anlarım! Bilgisayar kursu satıldıktan sonra, yani sen satın aldıktan sonra, Firdevs’in hal ve hareketleri çok değişmişti. O sıralar Firdevs’in ağzından Harun lafı hiç eksik olmuyordu. Ama ilerleyen günlerdeki konuşmalarda nezaman ki Harun lafı geçse, Firdevs’in beti benzi atıyor, suratı kireç gibi bayazlaşıyordu. İşte ozaman anladım o orospunun seninle sikiştiğini! Ayrıca, senin Meltem hanımla da sikiştiğini tahmin ediyorum, doğru mu?” dedi.

Gülistan’ın dudağına bir öpücük daha kondurup, “Çok akıllısın aşkım, severim akıllı kadınları! Evet doğru, Meltem hanımı da sikiyorum! Ama asıl konumuza dönelim. Tamam, ben bir hata yaptım ve Firdevs’le sikiştim. Ama kardeşin Firdevs’e aşık, gözü ondan başkasını görmüyor! Bırak evlensin, mutlu olsun çocuk! Hem Firdevs’in hiçbir suçu günahı yok bu olayda, kızı ben baştan çıkardım, bir nevi zorla siktim sayılır!” dedim. Gülistan alaycı bir tavırla, “Ohh ne ala! Kızı sen sik, kızlığını sen boz, sonra da kardeşim evlensin, öyle mi? Olmaz öyle şey, benim kardeşim Gomonis değil!” dedi. Gülistan demek ki Firdevs’in önceden bozuk olduğunu bilmiyordu. Belki durumu kurtarabilirim umuduyla, “Firdevs’in kızlığını bozduğumu da nerden çıkarıyorsun aşkım? Bana bakire olduğunu söyleyince, amına elimi bile sürmedim, sadece götten siktim. Senin anlayacağın, Firdevs halen kız oğlan kız! Bekaretini evleneceği adama, yani Veli’ye saklıyor!” dedim.

Gülistan hafif doğrularak, “Doğru mu söylüyorsun?” dedi. “Sana yalan borcum mu var aşkım, tabii ki doğru söylüyorum!” dedim. Gülistan bilgiç bir tavırla, “Hmmm… Ozaman durum değişir tabii!” dediğinde, nekadar rahatladığımı anlatamam. Bu sıkıcı meseleyi halletmenin verdiği keyifle bir sigara yakmayı düşünüyordum ki, telefonum çalmaya başladı. Yine bakmayacaktım, ama Gülistan, “Bak şu telefona da, gıcık gıcık ötüp durmasın!” dedi. Galiba Meltem hanım arıyordu, demin arayan da o olmalıydı. Yataktan kalkıp telefonumu aldım. Ama ekrandaki isim Atalay idi. Açtım ve “Hayırdır ortak? Bizim misafirlerle ilgili bir sorun mu var?” dedim. Atalay, “Yok ortak, misafirlerin keyifleri yerinde de, Şaheste’nin morali bozuk. Kız seni aramış, bir sürü de SMS göndermiş, hiç birine cevap vermemişsin. Aslında ben de merak ettim nerelerdesin diye. Hadi, gelmiyormusun? Alem yapmayacakmıyız bu gece? Geçenki haplardan buldum yine!” dedi…

Akşamdan beri Firdevs yüzünden yaşanan gerginlikle Şaheste’yi tamamen unutmuştum. Üstelik Meltem hanım da beni bekliyordu. Meltem hanımı yine ekecektim, vaziyet onu gösteriyordu. Atalay’a, “Tamam ortak, hemen geliyorum!” deyip kapadım. Ama işin gerçeği, alem yapacak durumda falan değildim. Kendimi fiziksel ve psikolojik olarak yorgun hissediyordum. Gülistan’a, “Benim gitmem lazım aşkım, otelden beni çağırıyorlar. Bizim Almanya’dan gelen misafirlerin sorunları varmış!” dedim. Gülistan, “Böyle cenabet cenabet gitme, Allah göstermesin, yolda kaza falan yaparsın! Ben hemen kazanın altını yakayım, bir Gusül abdesti al öyle git!” dedi. “Yakmana gerek yok aşkım, soğuk suyla yıkanırım ben!” dedim, elbiselerimi alıp banyoya girdim. Soğuk suyla çabucak yıkandım. Ben kurulanıp elbiselerimi giyerken, Gülistan geldi banyoya. Biraz önce sikişmemize rağmen çıplak değildi, başka bir gecelik giymişti. Bir elinde bohça gibi tuttuğu içi döl dolu geceliği, diğer elinde de deminki külotu vardı. O da yıkanacaktı yatmadan önce.

Dudaklarından öpüp, “Hadi sen yıkan aşkım, ben gidiyorum, sonra görüşürüz! Veli’yi de dert etme, ben barıştırırım sizi!” diyerek çıktım evden. Atladım arabama, otelin yolunu tuttum…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir