Köydeki Muhteşem Amcık – Bölüm 40

Elçin’le Atalay da çırılçıplaktılar. Elçin Atalay’ı yatağa sırtüstü yatırmış, kendisi de dizlerinin üzerinde domalmış halde, Atalay’ın yarağını yalıyordu. Ben de hemen soyundum. Elçin’in arkasına yanaştım ve götünün yanaklarını iki elimle ayırıp, amını yalamaya başladım. Hem Elçin’den hemde Atalay’dan çıkan inlemeler odayı doldurmuştu. Ben Elçin’in amını deli gibi yalayıp, götüne de başparmağımı soktukça, Elçin de Atalay’ın yarağını daha bir iştahla yalıyordu…

Amı kıvama gelip vıcık vıcık olunca, Elçin, “Tamam hadi, sikini sok amıma!” dedi. Ben de Atalay’a, “Ortak sen sok amına, ben de götüne gireyim, tost yapalım!” deyince, Elçin, “Uzun zamandır götten vermedim, şu çekmecede kaydırıcı var, siyah küçük bir şişe!” dedi. Elçin yukarı kayıp, Atalay’ın yarağını amına alırken, ben de dediği çekmeceyi açtım. Çekmecede neler yoktu ki! Çeşit çeşit Dildolar, plastik yaraklar, ipe dizili zevk topları… Siyah şişeyi aldım, kaydırıcı sıvıdan göt deliğine döküp güzelce yağladım. Yarağımı da yağlayıp, arkasında pozisyonumu aldım.

Elçin öne eğilerek Atalay’ın göğüsüne iyice yapışmış, Atalay da amının içinde hareketsiz bekliyordu. Yarağımın başını göt deliğine dayayıp yüklenmemle birlikte başı girdi ve Elçin, “Dur!” diye bağırdı. Durdum ve “Ne oldu? Alamayacakmısın yoksa?” diye sordum. “Alacağım, alacağım! Ama ilk defa tost oluyorum, bekle biraz, alışayım!” dedi. Biraz bekledikten sonra, “Hadi devam et, fakat yavaş yavaş sok!” deyince yeniden yüklendim. Fakat Elçin yine çığlığı basıp, “Orospu çocuğu yavaş dedim sana!” diye bağırınca, benim tepem attı ve “Senin sülaleni sikerim orospu!” deyip, kalanını da olanca gücümle kökledim götüne. Elçin ağzına gelen küfürleri savuruyor ve bağırmaya devam ediyordu. Öyle ki, Alexandra’yla Yeter de neler olduğunu merak edip geldiler…

Alexandra Elçin’in tost olduğunu görünce sadece gülmekle yetinirken, Yeter telaşlanıp, “İyimisin Elçin abla?” diye sordu. Elçin de Yeter’e, “İyiyim güzelim, telaşlanacak birşey yok, zevkten bağırıyorum!” deyip, bize de, “Hadi durmayın, daha sert sikin beni!” diye bağırdı. Demin yavaş olmamı isteyen Elçin, anlaşılan şimdi Alexandra’ya hava atmak istiyordu. Biz de tabii dururmuyuz, Elçin’in amını götünü kanırta kanırta sikmeye başladık. Elçin canının acısıyla hem öküz gibi böğürüyor, hem de, “Ohhh! Çok güzel! Mmmhhh! Harikaaa! Daha hızlı sokun, daha sert sikin beni!” diyordu…

Elçin madem Alexandra’ya Show yapmak istiyordu, ben de bu fırsattan istifade, yarağımı götünden çıkarıp gittim ağzına verdim. Elçin belki de normalde götünden çıkan yarağı asla yalamazdı, ama şimdi, “Ohhh! Mmmmhhh!” diye diye adeta kemiriyordu yarağımı. Elçin’in götünde yarak olmadığı için şimdi Atalay da alttan amına daha sert ve hızlı hızlı pompalıyordu… Atalay yorulunca Elçin’in altından çıktı, ben de tekrar Elçin’in götünü sikmeye devam ettim. Şimdi ben de götüne sert sert pompalayabiliyordum. Atalay ise ağzına vermişti…

Bu arada Alexandra koltuğa oturmuş, Yeter’i de kucağına almış, öyle izliyorlardı bizim Elçin’i sikişimizi. Daha düne kadar köyde Seks’in S’sini bile telafuz etmeye cesaret edemeyen Yeter ise, bu gördükleri karşısında iyice aptallaşmış, ruh gibi olmuştu. Yeter’in yıllardır ayıp bildiği, günah bildiği şeyler, şimdi gözlerinin önünde canlı canlı gerçekleşiyordu. İçerisinde bulunduğu bu ortam aklının sınırlarını zorlasada, Yeter olanları pürdikkat izlemekten de kendini alamıyordu…

Elçin’e birazda amını sikmek istediğimi söyleyip, götünden çıktım ve sırtüstü yattım. Elçin üstüme çıkıp yarağıma otururken, Alexandra’nın Yeter’i öpüp okşadığını görünce, Almanca olarak, “Demek sen de ufaklığı yiyorsun! Şu çekmecede oyuncaklarım var, istediklerini alabilirsin!” deyip gülümsedi. Alexandra da, “Bir bakayım nelerin varmış!” deyip, Yeter’i kucağından indirdi ve kalkıp çekmeceye baktı ve “Hımm, güzel! Güzel!” deyip seçmeye başladı. O sırada Atalay da Elçin’in götüne geçirmiş ve Elçin yine bağırmıştı. Alexandra Elçin’e gülerek, “Sana kolay gelsin, biz odamıza gidiyoruz!” dedi. Seçtiği malzemelerin yanısıra, içinde kaydırıcı olan siyah şişeyi de almıştı. Giderlerken Alexandra’yı uyardım, Yeter’in kızlığını bozmaması için…

Onlar gidince Elçin de Showa son vermiş, yine küfür etmeye başlamıştı. “Orospu çocukları yavaş olun, amımı götümü yırttınız!” diye bağırıyordu. Ama dinleyen kim, “Sus amına koduğumun orospusu!” deyip, bildiğimiz gibi sikmeye devam ettik Elçin’in amını götünü… Rahat bir yarım saattir tost halinde sikiyorduk Elçin’i. Elçin sonunda yalvaran bir sesle, “Nolur boşalın artık! Bitirdiniz beni, haşatımı çıkardınız!” dedi. Doğrusu biz de yorulmuştuk. Atalay son bir gayretle Elçin’in götüne boşalıp, üstüne yığılırken, ben de amına fışkırttım döllerimi…

Atalay boşalmanın keyfini çıkaramadan, Elçin, “Kalk üstümden, kalk, kalk! Pestilim çıkmış benim burda zaten!” diye bir fırça attı. Atalay kalkıp banyoya gitti. Elçin de zor bela üstümden kalkıp, yanıma sırtüstü attı kendini. Ama halen hayıflanıyor, küfürler ediyordu. Doğruldum, Elçin’in dudaklarına bir öpücük kondurup, “Çok güzel sikişiyorsun aşkım! Seni elinden kaçırdığı için Ex kocan tam bir gerizekalıymış! Çok tatlı amın var! Hele götüne bayıldım! Hayatımda sikiştiğim en şehvetli kadın sensin!” dedim. Bunları duymak Elçin’in hoşuna gitmiş ve küfür etmeyi bırakmıştı. Şimdi uysal bir kedi gibiydi. Bana iyice sokulmuş ve gülümseyerek göğsümün kıllarıyla oynuyordu…

O sırada Atalay’ın cep telefonu çalmaya başladı. Kalktım, telefonunu verdim geldim. Az sonra Atalay küfür ede ede çıktı banyodan ve “Benim otele dönmem gerek!” deyip giyinmeye başladı. Elçin, “Harun bırakıp gelsin seni!” dedi. Atalay, “Gerek yok, otelden taksi çağırdım, siz keyfinize bakın!” dedi…

Atalay gittikten sonra Elçin’le birlikte duşumuzu aldık. Biz kurulanırken, yan odadan inleme sesleri gelince, Elçin, “Hadi gel şunlara bir bakalım, napıyorlar merak ettim!” dedi. Odadan çırılçıplak bir halde çıkıp, yan odaya girdik. Elçin bizimkileri görünce, “Woauwww!” dedi. 69 pozisyonundaydılar, Alexandra Yeter’in götünü ince Dildolardan biriyle sikerken, Yeter de plastik yarakla Alexandra’nın amını sikmeye çalışıyordu.

Alexandra Elçin’e, “Orda dikilip durma, ufaklığın elinden yarağı alıp devam et, ufaklık tecrübesiz, beceremiyor!” dedi. Ama Elçin isteksizdi, “Bilmem ki, yani kendime kullanıyorum, ama başkasına hiç yapmadım!” dedi. Benim devam edebileceğimi söylediğimde, Alexandra, “Hayır, bu gece aramıza erkek istemiyorum!” dedi. Elçin son anda fikir değiştirip, “Tamam tamam, ben devam ederim!” dedi ve Yeter’in elinden plastik yarağı alıp Alexandra’nın amını sikmeye devam etti. Birkez daha anladım ki, Elçin orospusunun Villa satmak için yapmayacağı şey yoktu…

Elçin bir süre sonra, “Böyle kolay olmuyor!” deyince, Alexandra domaldı, Yeter’i de yanına domalttı. Elçin de yine Alexandra’nın amına yarağı, Yeter’in de götüne Dildoyu sokmaya devam etti. Gerçekten de şimdi daha kolay sokup çıkarabiliyordu… Alexandra’nın inlemeleri yükselince, Elçin Yeter’in götünü bırakıp, sadece Alexandra’nın amına sokup çıkarmaya odaklandı ve orgazm edene kadar devam etti…

Alexandra da az orospu değildi, orgazm olduktan sonra doğrulup kalktı ve “Teşekkür ederim canım!” diyerek Elçin’in dudaklarına yumuldu. Elçin’in bir kadın tarafından öpülmekten hoşlanmadığı suratını ekşitmesinden anlaşılıyordu, ama yine de olumsuz tepki veremedi. Alexandra, “Hadi gel, şimdi de ufaklığın işini bitirelim!” dediğinde, Elçin tuhaf tuhaf bakarak, “Nasıl yapacağız bunu?” diye sordu. Alexandra, “Sen yat sırtüstü!” dedi. Elçin neden yatması gerektiğini anlamamıştı galiba, ama yine de yattı. Alexandra da Yeter’i Elçin’in üzerine, 69 olacak şekilde çıkardı. Elçin’in hiç hoşuna gitmemişti bu iş, Yeter’in amıyla burun buruna gelince, yüzünü buruşturup gözlerini yumdu…

Alexandra Yeter’in götünü Dildo ile sikmeye başladı. Elçin am yalamaktan hoşlanmasa da, Yeter’in poposu aşağı yukarı hareket ettikçe, amı da Elçin’in ağzına burnuna fırça atıyordu. Alexandra Yeter’e de Elçin’in amını yalattırmaya başlayınca, Elçin irkildi ve kıpırdanmaya başladı. O anda Elçin’in içinden Alexandra’ya küfür ettiğini tahmin etmek için müneccim olmaya gerek yoktu. Elçin’in kadın kadına sevişmekten iğrendiği ellerini yumruk yapmasından belli oluyordu.

Elçin’in durumunu anlayabiliyordum, Gustav benim yarağımı yalarken ben de iğrenmiştim, ama Alexandra’yı sikme uğruna katlanmıştım. Şimdi de Elçin Biseksüel veya Lezbiyen olmadığı halde, Villa satma uğruna katlanıyordu tüm bunlara…

Alexandra en son olarak Yeter’i Elçin’in yüzüne oturttu ve kendisi de Elçin’in amına yumulup yalamaya başladı… Elçin’in kıvranmalarından, istese de istemese de orgazm olmaya yaklaştığı belli ouyordu. Yeter de Elçin’in yüzünde ileri geri salınmasını hızlandırmıştı. Yeter de orgazm olmak üzereydi, amını Elçin’in ağzına iyice bastırıyordu. Ve Yeter gözlerimin içine baka baka orgazm olup, az sonra da indi Elçin’in yüzünden. Elçin’in gözleri halen yumuluydu, yüzünde ise acı çekiyormuş gibi bir ifade vardı. Fakat Elçin de orgazm olunca yüzündeki bu ifade kayboldu. Orgazm olmak Elçin’in tüm gerginliğini yok etmişti, Alexandra’nın gelip dudaklarını öpmesine bile ifadesiz kalmıştı yüzü…

Onları zevkle ve heyecanla izlemiştim. Ama izlerken okadar oynadığım halde, benim yarak nedense kalkmamıştı. İyikide bana (Hadi sen de gel aramıza!) demediler. Değilse kesin rezil olacaktım…

Alexandra saatine bakıp, “Bu Gustav nerde kaldı, gelse de artık otele dönsek!” dedi. Elçin burda yatabileceklerini teklif etti, ama Alexandra otele dönmek istiyordu. Elçin odasından telefonunu aldı ve inşaatın bekçisini aradı. Bekçiyle konuşup telefonu kapadı ve “Tamam, Gustav geliyor!” dedi. Alexandra ve Yeter giyinirlerken, biz de Elçin’in odasına geçtik giyinmeye. Giyinirken Elçin biryandan da, “Ağzına sıçtığımın karısı beni ne hallere düşürdü!” deyip, habire söyleniyordu. Ben sesimi çıkarmasam da, içimden gülüyordum…

Aşağıya indiğimizde, Gustav’la birlikte Bekçi de gelmişti. Bekçi Elçin’e, “Abla, misafirin bize birsürü şey söyledi, ama hiçbirimizde Gevurca olmadığından ne dediğini anlayamadık!” dedi. Elçin de, “Tamam, sorun değil, ben sonra kendisinden öğrenirim!” deyip bekçiyi gönderdi…

Bindik Elçin’in arabasına ve otele döndük. Otelin önünde indiğimizde, Alexandra Elçin’e herşey için teşekkür edip, otelde birşeyler içmeye davet etti. Elçin ise yorgun olduğunu, gidip hemen yatmak istediğini söyledi. Ben de kasabaya gideceğimi söyledim, aklımdan bu gece Meltem hanımda yatmak geçiyordu. Bizimkiler vedalaşıp otele girince, Elçin bana, “Ne işin var kasabada, gel bende kal bu gece! Hem konuşacaklarım var!” dedi.

“Olur, geleyim!” dediğimde, Elçin, “Ama sikişmeyi aklından çıkar, valla götüm halen ağrıyor! Sadece sarılıp yatacağız, tamam mı?” dedi. Güldüm ve “İyi, tamam!” dedim. Zaten bu gece yarağımın kalkıp kalkmayacağından bile emin değildim. Kendi arabama atladım ve Elçin’in arabasını takip ettim. Elçin’in ne konuşacağını az çok kestirebiliyordum…

Villasına vardığımızda direkt yatakodasına çıktık. Hemen soyunup yatağa girdik. Birbirimize sarılıp, biraz öpüştük. Sonra Elçin ufaktan ufaktan konuya girdi, “Bak aşkım, açık açık konuşalım! Ben senden çok hoşlandım! İstediğin zaman gel kal bende! Hatta istersen sürekli de kalabilirsin, birlikte yaşarız. Ama bugün yaptığın gibi işlerimi bozmaya çalışma! Eğer amacın Alexandra’ları başka yere götürüp komisyon almaksa, merak etme ben de komisyon veririm sana! Sonuçta iş başka, arkadaşlık başka!” dedi.

Ben de, “Madem açık açık konuşuyoruz, söyle bakalım, Villayı almalarına yardım edersem, ne kadar komisyon vereceksin?” diye sordum. Elçin, “10.000 Euro veririm!” deyince güldüm. Elçin kendiliğinden 20.000’e çıktı… 30.000’e çıktı… 40.000’e çıktı. Ben halen gülüyordum. Elçin, “Peki, en son 50.000 Euro veririm! Bir kuruş fazla desen olmaz!” dedi. Aslında süper bir rakamdı bu, sonuçta taş atıpta kolum yorulmayacaktı. Ama kafamda başka bir düşünce vardı. “Komisyon olarak para istemiyorum, öteki Villayı istiyorum!” dediğimde, Elçin, “Çüşşşş!” dedi. Ben de, “Ohalde bu işi unut! Bence biz sadece arkadaş kalalım. Yiyelim içelim, sevişelim sikişelim, ama iş yapmayalım!” dedim.

Elçin, “Oğlum sen kafayı mı yedin? Öteki Villayı da sana verirsem, bana kaç kuruş kalacak? Ozaman ‘Al seksene, ver seksene, otur evinde kendi amını siksene!’ olur bu iş!” dedi. Elçin galiba benim bu işlerden hiç anlamadığımı sanıyordu. Güldüm ve “Al seksene, ver seksene olmaz, sana tam 150.000 Euro para kalır! İki Villanın sana maliyeti 100.000 Euro! İnşaat maliyetlerini çok iyi biliyorum, benim kayınpeder de şu anda köye inşaat yaptırıyor!” dedim. Elçin bozulmuştu, “İyi de, Keriz’miyim ben? Daha fazla kazanmak varken niye 150.000 Euroyla yetineyim?” dedi. Ben de, “Bu sorunun cevabı Matematiksel, 150.000 Euro kazanmak, hiç kazanmamaktan daha çoktur!” dedim.

Elçin, bu son söylediğim cümlenin tehdit olduğunu anlamış ve sinirlenmişti. “Sen var ya, tam bir süzme orospu çocuğusun!” deyince, benim yine tepem attı. “Senin dalağını sikerim orospu, anama küfür etme!” deyip, saçlarını elime doladım. Elçin, “Canımı yakıyorsun, bırak saçlarımı, piç kurusu!” diye bağırıp bana vurmaya başladı. Ben de, “Orospuya bak, halen anama küfür ediyor!” deyip, üstüne çıktım ve bileklerini tuttum. Ama Elçin halen küfür ediyor ve kurtulmak için debeleniyordu…

Bu arada ne hikmetse, bu gece artık kalkmaz diye düşündüğüm yarağım da yine kazık gibi olmuştu. Elçin’in üstünden inip, kolunu kıvırarak, yüzüstü çevirdim ve götünün üstüne oturdum. Elçin götünü sikeceğimi anlamıştı, “Tamam, tamam! Özür dilerim aşkım, birdaha küfür etmeyeceğim! Ne olursun götüme dokunma, sikeceksen amımı sik!” diye yalvarmaya başladı. Bir an kararsız kalsam da, insafa geldim ve “Ama bak, birdaha anama küfür edersen, yemin ediyorum, senin o götünü sikmekle kalmam, inşaattaki amelelerin de hepsini üstünden geçirtirim!” deyip, Elçin’in kolunu bıraktım ve götünün üstünden kalktım.

Elçin hemen dönüp, boynuma sarıldı ve tekrar tekrar özür diledi. Ama benim sinirim geçmemişti. Şeytan da bir yandan beni dürtüyor (Oğlum kalk giyin ve siktir ol git bu orospunun yanından. Villa işini de unut! Git kasabaya, güzelce Meltem hanımın koynunda yat!) diyordu. Elçin dudaklarımı öpmeye başladığında karşılık vermedim, içimden gelmedi. Elçin ısrarla öpmeye devam edince, “Yapma, keyfim kaçtı! En iyisi ben gideyim!” dedim. Elçin, “Gitme aşkım, ben şimdi senin keyfini geri yerine getiririm! Götümü sikmek istiyorsan, hadi sik, söz gıkımı bile çıkarmayacağım!” dedi.

Ben de, “Mesele göt sikmek değil! Mesele göt sikmek olsa, şu anda köyde kasabada götünü sikmem için domalmış halde bekleyen bir sürü karı kız var!” dedim. Elçin birkaç saniye sessiz kaldıktan sonra, “Tamam, öteki Villayı sana vereceğim! Ama bazı şartlarım var!” dedi…

One thought on “Köydeki Muhteşem Amcık – Bölüm 40

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir