Türbanlı Sex Maceram – Bölüm 3

Merhaba ben Ersin size Rümeysa ile olan tutkulu aşkımı kaldığı yerden anlatmaya devam edeceğim.

Aşkımla 7 günlük bir İzmir tatiline çıkmıştık ve ilk günün sabahını sizlere anlatmıştım.

Saat 11 olmuştu artık. Rümeysacığım ile uzun bir aradan sonra sonunda yaptığımız ateşli seks sonrası mola veriyorduk.

Otelde kalıyorduk. Beraber çırılçıplak yatağa uzanmıştık. Rümeysacığıma türbanını geçici olarak çıkarttırmıştım sevişirken gene takacaktı.

Seksin yorgunluğunu atmak için hiçbir şey yapmadan öylece uzanıyorduk. Karıcım yarı yüzüstü bir şekilde üzerime yatmıştı başını göğsüme koymuştu. O arada bir benim gövdemi, omzumu öperken ben de onun ipeksi saçlarını okşuyor ve kokluyordum.

Derken uzun zamandır aklımda olan bir meseleyi karıma açmaya karar verdim. Rümeysam dedim efendim kocacım dedi. Ben artık sana ciddi şekilde tutuldum. Senden başkasını düşünemiyorum. Artık benim gerçek manada karım olmanı, çocuklarımın annesi olmanı istiyorum dedim. Ama aşkım bu çok zor ben nasıl söylerim Vedat’a bunu deyince ben de ben konuşurum erkek erkeğe artık sadece benim karım olmanı istiyorum senin bu şaheser bedenini başka bir erkekle paylaşmak istemiyorum sen benimsin dedim. Tabi ki seninim aşkım benim kocam sensin Vedat’ı mecburiyetten idare ediyorum yoksa artık hiç umrumda değil dedi. O zaman bitir bu evliliği de rahat rahat gizli saklı olmadan ilişkimizi yaşayalım dedim o da tamam aşkım ileride düşünürüz bir şeyler boşver Vedat’ı şimdi bu günlerin tadını çıkaralım dedi ben de sustum.

Birden aklıma bir şey gelmişti ve yataktan kalktım. Ne oldu dedi Rümeysa. Sana çok hoşuna gidecek bir şey göstereceğim dedim ve bavulumdan erotik film dvdlerimi çıkardım. Aaa aşkım süpersin dedi. Ben de birini taktım ve yatağa geçtik. Bir buçuk saat boyunca ateşli bol sevişmeli bir film izlemiştik. Arada bir Rümeysacımla birbirimize dönüyor ve öpüşüyorduk. Herneyse film de bitince artık kalktık. Odaya bir pizza söyledim ve yedik.

Bu arada Rümeysa işsiz bir ev hanımıydı o yüzden yanında sadece Vedat’ın parası vardı. Neden her şeyi sen ödüyorsun diye sorunca ben Vedat ipnesinin parasını yemem dedim o da sustu.

Yemekten sonra yatağa geçtik hadi aşkım eşarpını bağla tekrar başlıyoruz dedim o da bağladı. Aşkımı sırtüstü yatırıp üzerine çıktım ve dudaklarına yapıştım. O da bana sımsıkı sarılmış elini başımın arkasına koymuştu. Birbirmizi boğacakmış gibi hayvanca öpüşüyorduk. Derken çenesini yalamaya başladım. Sonra boynuna indim boynunu da salya içinde bıraktıktan sonra memelerine indim. Aşkımın hala sütü vardı memelerinde afiyetle emmeye başladım sütünü. Ben iştahla aç köpek gibi onun memelerini yalayıp ısırıp emerken o da eliyle saçlarımı karıştırmaya devam ediyordu.

Nihayet memelerini de bırakıp daha aşağılara inmeye başladım. Amını görmezden gelip bacaklarına indim. Aşkım niçin hiç amımı yalamıyorsun dedi Rümeysa. Yok aşkım ben am yalamayı sevmiyorum dedi. Ama ben senin sikini yalıyorum istediğin zaman sen niye aynısını yapmıyorsun dedi. Cevap vermeden onun o eşsiz seksi pürüzsüz yumuşacık bacaklarının her tarafını öpmeye yalamaya emmeye ısırmaya ve ellemeye başladım. Rümeysacım hiç ses çıkarmıyordu belli ki kırılmıştı bana. Bir yarım saat kadar bacak yaladıktan sonra nihayet uzun bir aradan sonra aşkımın o 37 numara yumuşacık pürüzsüz buğday tenli güzel parmaklı eşsiz birer şaheser olan ayaklarını yalayacaktım.

Ayaklarını kaldırıp yüzüme yapıştırdım. O yumuşacık tabanlarını yüzüme sürüyordum. Sonra kontrolü Rümeysa’ya bıraktım. O ayaklarını hareket ettirirken ben de yüzümü ona sürtüyor ve bazen de ayaklarının güzel kokusunu içime çekiyordum.

Derken yavaş yavaş aşkımın ayaklarına buse kondurmaya başladım. Ayaklarının her bir noktasını öpüyordum.
Daha sonra ayağının birini ağzıma soktum ve başladım o güzel parmaklarını vakumlamaya.

Sanki yutmak ister gibi şehvetle vakumluyordum ayağını. Boğazıma kadar sokmuştum. Sonra başladım ayak tabanını aç köpek gibi yalamaya. Büyük bir iştahla yalıyordum ayağını. O güzel pembe topuklarını da zevkle emiyor ve vakumluyordum.

Tabi o incecik zarif ayak bileklerini yalamadan olmaz. Bir yarım saat kadar vakti o bilekleri yalamaya ayırmıştım. Acayip azdırıyordu beni. Rümeysacım da gene zevke gelmeye ve inlemeye başlamıştı. İki ayağını da iyice yaladıktan sonra yavaş yavaş bileklerinden yukarılara çıkmaya başlamıştım. O yumuşacık ve pürüzsüz bacaklarının her bir noktasını öpüyor, emiyor, yalıyor ve ısırıyordum. Bir bacağına bunları yaparken diğerini avuçluyor, o pürüzsüz kaygan zeminin üzerinde elimi dolaştırıyordum.

Bacaklarından sıkılınca gene ayaklarına indim. Daha doyamamıştım bu nefis ayaklara. Bi yarım saat kadar bu ayakları aç bir köpek gibi yaladıktan sonra artık tükürüğümün kokusundan rahatsız olmaya başlamıştım. Ama ben hala yalamak istiyordum. Aklıma çok sevdiğim bir fantezi geldi. Hemen bir leğeni sıcak su ile doldurup yanında da sabun ve bez getirdim. Rümeysacım gülmeye başlamıştı görünce. Aşkım ben gerekirse her gün yıkarım senin ayaklarını kölen olurum hele bir evlenelim dedim gene güldü.

Neyse aşkımın o zarif ayaklarını büyük bir zevkle yıkıyor ve ovuyordum. O kadar hoşuma gitmişti ki anlatamam.
Neyse havluyla kuruladıktan sonra tekrar köpek gibi salya içinde bırakmaya başladım o eşsiz ayakları.

Derken aklıma bir fikir geldi ve kalktım. Hep denemek istediğim bir fantezi vardı üzerinde şimdi onu deneyeceğim dedim ve dolaptan bir kavanoz bal aldım. Aşkım gene gülüyordu. Bıçakla önce ayaklarına sürmeye başladım balı. Sonra onları tek tek yalayıp yedim. Acayip hoşuma gitmişti. Daha sonra yukarılara geçtim. Bütün bacaklarına bal sürüp yaladıktan sonra sıra götüne gelmişti. Onu da afiyetle yaladıktan sonra memelerini, sırtını, kollarını, ellerini, boynunu kısacası vücudunun her bir noktasını ballayıp tek tek yalamıştım. Bir tek am kalmıştı. Aşkımın yüzündeki o zevk alan ifade gitmiş gene üzgün görünmeye başlamıştı.

Dayanamıyordum onu üzgün görmeye. Dudağından bir öpücük alıp sırtüstü yatırdım onu ve bacaklarını kaldırıp omuzlarıma koydum. Birden heyecanlanmıştı. Kavanoz ve bıçağı aldığımı görünce ne yapacağımı anladı ve tekrar sevinçle sırıtmaya başladı.

Aşkımın mutlu olmasını görmek beni de mutlu ediyordu. Balı güzelce sürerken hayatımda ilk defa yapacağım bunu sırf sen mutlu ol diye dedim. Çok mutlu olmuştu bu söylediğimi duyunca. Neyse kafamı bacaklarının arasına daldırdım ve yalamaya başladım. O kadar da kötü bir şey değildi aslında. Ama Rümeysacım adeta zevkin doruklarındaydı şimdi, iyice kendinden geçmiş bir vaziyette zevkle inliyordu. Önemli olan da buydu. Onun bu kadar zevk aldığını görmek beni de çok mutlu etti. Neyse bir yarım saat kadar yalamaya devam ettim. Balı tekrar tekrar sürüyordum ve nihayet bitmişti.

Bacaklarını bıraktım ve tekrar sırtüstü yatırıp üstüne çıktım. Hızla onu sikmeye başladım. Hayvan gibi azmış bir şekilde gidip geliyordum. Rümeysacım bacakları ve kolları ile beni sımsıkı sarmış çığlık çığlığa bağırıyor ve inliyordu.
Daha sonra bacak omuza pozisyonuna geçmiştik. Bi on dakika daha aşkımı böyle siktikten sonra durakladım. Aklıma gene bir şey gelmişti. Noldu aşkım dedi Rümeysacım. Aşkım dedim bak ben bir tabumu yıkıp senin isteğini yerine getirdim hadi sen de benimkini yerine getir dedim. Bari bir kez olsun şu güzel seksi yumuşacık tüysüz götünden sikmek istiyorum seni dedim. Aşkım sustu ve düşünmeye başladı. Sonra gene sırıttı seni mi kıracağım erkeğim benim dedi. Sevinçten havalara uçmuştum. Hemen onun göt deliğine ve benim sikime sürmek için kremi aldım. Ama bak sadece bu seferlik izin veriyorum dedi. Tamam aşkım sen nasıl emredersen dedim ve heyecanla kremi sürmeye başladım.

Nihayet istediğim oluyordu. Onun o muhteşem kocaman götüne biraz baktım önce. Sonunda onu sikecek olmamın verdiği zevkle bir şaplak attıktan sonra sikimi göt deliğine soktum.

Rümeysa hiç olmadığı kadar yüksek sesle çığlık atmaya başlamıştı. Avazı çıktığı kadar bağırıyordu.

Ben ise zevkin doruklarındaydım. Onun o nefis götünü sikiyordum sonunda doya doya. Git gide hızlanmaya ve daha sert sokmaya başlamıştım. Rümeysa da git gide daha da çok bağırıyordu. Bir on dakika daha siktikten sonra nihayet götüne sıcak sıcak boşalmıştım. Al mutlu oldun mu şimdi dedi ben de evet dedim ve sarılıp dudaklarına yapıştım. O da çektiği acıyı çabuk unutmuş ve benim mutluluğumu görünce neşelenmeye başlamıştı. Bi on dakika öpüşüp koklaştıktan sonra küvete geçtik. Onun o seksi eşarpını gene ben çıkardım. Bir yandan yıkanırken bir yandan da öpüşüp birbirimize sarılıyorduk. O bir eliyle benim saçlarımı karıştırıyor, sırtıma ve omzuma dokunuyordu. Ben de onun ipeksi saçlarını okşarken bir yandan da götünü avuçlamayı unutmuyor, bazen de arkadan sarılıp o dimdik memelerini avuçluyordum.

Romantik duşumuzdan sonra giyinmiştik. Akşam olmuştu. Gene dışarı çıkıp romantizm yaşayacaktık.
Bu arada karıcığımın ne giyeceğine genelde ben karar veriyordum. Bu sefer değişiklik olsun dedim ve siyah bir şal taktırdım. Üzerine de uzun düz renk mor bir tesettür elbisesi ve ayaklarına da siyah topuklu ayakkabı giydirmiştim.

Kapıdan çıkarken son kez birbirimize sarılıp öpüşüp koklaştık.

Aşkım ile bir yerde mum ışığında baş başa romantik yemek yedik. Bir yandan sohbet ediyor bir yandan da güzel ellerinden öpüyordum.

Yemekten sonra birlikte çocuk gibi lunaparka gittik. 5 kere üst üste dönme dolaba bindik. Yukarıya her çıktığımızda yılan gibi aşkıma sarılıyor ve o kiraz dudaklarına şehvetle yapışıyordum.

Gene iyice azmıştım ve eve gidip üçüncü postayı yapmak istiyordum.

Yol boyunca gene zor sabrettim. Güzel götü gene meydandaydı ve topuklu ayakkabılardan dolayı sallanıp duruyor beni acayip tahrik ediyordu. Avuçlamamak için kendimi zor tutuyordum.

Otele varıp odaya girince gene anında azgın bir boğa gibi saldırdım aşkıma. Duvara yapıştırmış ve onu güçlü kollarımla sımsıkı sarmıştım.

Bir yandan vahşi birer hayvan gibi öpüşüp koklaşırken bir yandan da Rümeysacım beni ışık hızıyla soymuştu. Ben de onun elbisesinin içine elimi sokmuş ve hızla külodunu çekip çıkarmıştım. Elbisesinin eteğini kaldırmış ve ellerimi sokup götünden kavrayarak onu kucağıma almıştım. Birbirimize gene sımsıkı sarılmıştık. On dakika kadar onu ayakta siktikten sonra gene yatağa attım. Bu sefer canım oral çekmişti. Hadi aşkım sikimi ağzına al dedim zevkle kabul etti.

Yarım saat kadar sikimi usanmadan aç köpek gibi yalamış ve emmişti karıcım. Boğazına kadar sokuyordum bazen onun da hoşuna gidiyor daha da büyük bir istekle yalıyordu. Sonunda aşkımın ağzına boşaldım ve o da zevkle yuttu menimi.

Seksten sonra karıcım bana bir teklifte bulundu. Aşkım bu gece uyumayalım gidip güneşi beraber doğuralım dedi. Ben de sen nasıl istersen kadınım benim dedim. Gene aynı kıyafetleri giyip çıktık ve kayalıklara gittik. Sabaha kadar bankta sarmaş dolaş oturup güneşi izledik. Sokaklar tenha olduğu için rahat rahat aşkımın dudaklarına yapışıyor, her tarafını istediğim gibi mıncıklayabiliyordum. Saatlerce birbirimize yapışık vaziyette oturduk hiç usanmadan.

Hava aydınlanınca otele döndük ve beraber duş alıp sonra da çırılçıplak bir şekilde sarılıp uyuduk.

Devamı gelecek.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir