Türbanlı Sex Maceram – Bölüm 6

Merhaba ben Ersin. Size Rümeysacımla olan aşk tatilimizi kaldığı yerde devam edeceğim.

Tatilimizin 4. günüydü.

Saat 9 olmuştu. Rümeysacım kollarımda uyuyordu. Onu uyandırmadan yatağımızda bıraktım. Aşkıma kahvaltı sürprizi yapacaktım.

Üzerime bir şeyler giyip çıktım. Döndüğümde aşkıma kahvaltı tepsisi getirmiştim. Tepsiyi komidinin üzerine bıraktım ve tekrar soyundum. Aşkımın üzerine çıkıp dudağından öperek uyandırdım. Günaydın aşkım hadi uyan saat 9’u geçti dedim. Bak sana ne getirdim dedim ve tepsiyi gösterdim. Aa süpersin aşkım çok incesin dedi ve kahvaltısını yapmaya başladı. Aşkım bugün avm ye gidelim mi dedi birden. Olur tabi aşkım nasıl istersen dedim.

Yatakta çırılçıplak oturuyorduk. Aşkım kahvaltısını bitirip tepsiyi komidine koydu. Ve aniden dudağıma yapıştı. Ama bir şeyi unutmuştu. Dudağını bıraktım. Noldu kocacım dedi Rümeysa. Başını bağlamayı unuttun karıcım dedim. Haa pardon dedi ve eşarpını bağladı gene. Kaldığımız yerden öpüşmeye devam ediyorduk. Avm ye gideceğimiz için ilk postayı kısa tutacaktık. Fazla uzatmadan aşkımın üzerine çıktım. Elleriyle kafamı kendine doğru çekti ve dudaklarıma yapıştı tekrar. Ben aşağılara inmek için kafamı kaldırmak istiyordum ama aşkım izin vermiyordu. Daha öpüşmeye doyamadım dedi. 10 dakika kadar öpüştük. Nihayet kafamı bıraktı karıcım. Şimdi onun boynunu ve memelerini yalamaya başlamıştım. Her zamanki gibi aşkımın sütünü içmeyi ihmal etmedim.

Neyse aşkımın amına girmeye başlamıştım. Aşkım beni sıkıca bacak ve kolları ile sarmıştı ve sik beni erkeğim diye bağırıyordu. On beş yirmi dakika kadar sonra aşkımın amına boşalmıştım.

Öpüşüp koklaşarak duşumuzu aldıktan sonra giyindik. Karıcıma bugün dize kadar kırmızı şık bir pardesü altına lacivert bir etek ve siyah topuklu ayakkabı giydirmiştim. Başına da siyah bir şal taktırmıştım. Şalının iki ucu da eşit bir biçimde arkadan sarkıyordu. Bu bağlama şeklini çok seksi bulduğum için karımdan özellikle rica etmiştim. Rümeysacım benim bu garip fantezilerimi hiç yadırgamıyor, anlayışla karşılıyordu. Ha bir de siyah güneş gözlüğü olmasa eksik olurdu. Onu da takmasını özellikle rica etmiştim.

Beraber otobüs durağına kadar yürüyorduk. Aşkımın giyim tarzı yine çok tahrik ediciydi. O şalının uçlarının yürürken sallanması, seksi götünü iyice belli eden kemeri, topuklu ayakkabılar sayesinde sallanan götü ve dokunsan yumuşacık bacaklarını ve götünü rahatlıkla hissedebileceğin incecik eteği… İşte yine ağzım sulanmaya ve iştahım kabarmaya başlamıştı.
Otobüse binip en arkadaki üç koltuğa yayıldık. Aşkımı bilerek cam kenarına oturtmuştum. Böylelikle rahat rahat onunla yiyişebilecektim. Dudaklarına yumulurken aşkım ağzını çekti aşkım bari burada yapmayalım dedi ama ben dinlemiyordum azmıştım bir kere. Bir türlü rahat vermiyordum. O da çok geçmeden direnmekten vazgeçti ve bana teslim oldu. Elini başıma koyup karşılık vermeye başladı.

Öpüşmemiz iyice alevlendikten sonra dayanamadım ve Rümeysacımı kucağıma alıp onun koltuğuna geçtim. Aşkım sapıttın iyice ama dedi ama ben onu dinlemiyordum. Onun dimdik ve sert memelerini sıkı sıkı kavramıştım. Yumuşacık götünü net bir şekilde hissedebiliyordum. Tabi o da benim taş gibi olmuş sikimi. Sağ elimi eteğinin içine soktum ve o yumuşacık pürüzsüz seksi bacaklarını okşamaya başladım. Rümeysa da taş gibi sikimi hissedince kendinden geçmiş olacak ki bozuntuya vermiyordu artık. Derken ıslak külodunun içine soktum elimi. Bir elimle amını mıncıklayıp diğer elimle de memelerini avuçlarken bir yandan da aşkımı yandan öpmeyi ihmal etmiyordum. Yanağını hafifçe ısırıyordum arada. Çok severdi Rümeysa bunu.

Neyse fazla bokunu çıkarmadan tekrar yanına geçip kiraz dudaklarına yapıştım sevgilimin. Kimselere aldırmadan şapur şupur sesler çıkararak emiyor ve yalıyorduk birbirimizi.

1 saat boyunca durmadan yiyişmiştik. Nihayet avm ye geldik. Önce biraz dışarıdan dükkanlara göz gezdirdik. Sarmaş dolaş dolaşıyorduk aşkımla. Tabi ki gene hiç rahat bırakmıyordum. Her fırsatta yanaklarına ve dudaklarına yapışıyordum. Hatta arada bir çaktırmadan götüne pandik atıyor, memelerini avuçluyordum.

Aşkım kızıyordu kendine gel iyice azıttın dedi. Ama ben gene kural tanımıyordum. Kafama koymuştum otele dönmeden sikecektim onu.

Beraber sinemaya bir aşk filmine girdik. Böyle müthiş bir fırsatı kaçırır mıydım hiç? Tabi ki bütün film boyunca dudaklarına ve yanaklarına yapışmış memelerini ve amını mıncıklamıştım. 2 saat boyunca sürekli yiyişip durduk. Bir filmi izlettirmedin bana evlenince ne yapacağız seninle bilmiyorum dedi filmden çıkarken.

Şimdi beraber kıyafet bakıyorduk. Bir mağazaya girdik. Aşkım kıyafetlerini benim zevkime göre seçiyordu. Beni en çok azdıracak babetleri, ayakkabıları, sandaletleri, pantolonları, etekleri, tunikleri, pardesüleri, eşarpları ve şalları seçiyordum hep. Tabi aşkıma burada da rahat vermiyordum. Bulduğum her fırsatı yanağına ya da dudaklarına yapışarak, götünü ve memelerini avuçlayarak değerlendiriyordum. En sonunda kuytu bir yere geldiğimizde aşkımı güçlü kollarımla sımsıkı sardım ve dudağına yumuldum gene. Aşkım durdurdu beni. Anlaşıldı gene bırakmayacaksın beni dedi. Aşkım resmen beynimi okuyordu. Beni giyinme kabinine götürdü. Hadi çabuk sik beni de ben de kurtulayım sen de dedi ve içeri girdik. Kapıyı kapamamızla birbirimize ahtapot gibi sarılıp hızla ve şehvetle öpüşmeye başlamamız bir oldu. Dakikalarca çılgınlar gibi öpüşüp koklaştık. Derken aşkımın külodunu çekip çıkardım ve eteğini kaldırıp pantolonumu da indirdikten sonra arkadan sımsıkı yapışıp amına sokmaya başladım Rümeysacımın. Bir yandan da tabi ki amını ve memelerini ellemeyi ve yandan aşkımı öpmeyi unutmuyordum. Aynı zamanda aynadan da kendimizi seyrediyorduk. Rümeysacımın yüzündeki zevke gelme ifadesi daha da azdırıyordu beni. Çok geçmeden sıcak sıcak karıcımın amına boşaldım. Gene amacıma ulaşmıştım. Giyinip çıktık. Yok mu senden kurtuluş ya her yerde sikiyorsun beni diye tatlı tatlı söylenmeye başladı karıcım. Ben böyleyim aşkım kural zaman ve mekan tanımam dedim. Aşkım kahkaha attı.
Birlikte romantik bir yemek yedikten sonra avm den çıktık.

Aşkımın sallanan kalçalarını görünce gene azmaya ve kudurmaya başlamıştım. Gene milletin içinde pandik atmaya başlamıştım. Aşkım gene sinirlendi. Ne şehvet varmış sende de bir türlü doymuyorsun ulan dedi. Belinden sarılıp yandan öperek sana doymak mümkün mü karıcım dedim.

Otobüse bindik. Bu sefer ayakta pencere kenarındaydık. Aşkımı pencereye yaslamıştım. 1 saat boyunca full birbirimize sarılmış vaziyette yolculuk yaptık. Ellerim full götündeydi. Gene aşkımın dudaklarını esir almıştım. Yol boyunca nefes aldırmadan sürekli dudaklarına yapıştım.
Otele vardığımızda gene odaya girer girmez yapıştım dudaklarına. Işık hızıyla beni soymuştu karıcım. Sonra onu kucağıma alıp yatağa attım. Tam üzerine çıkacakken aşkım Ersin ya ayaklarım çok yoruldu masaj yapar mısın dedi. Tabi ki karıcım dedi ve gene sıcak su dolu leğen sabun ve bez getirdim. Büyük bir zevkle bir köle gibi aşkımın ayaklarını yıkayıp ovuyor ve arada bir öpüyordum. Yıkama faslı bitince iştahla aç köpek gibi aşkımın yumuşacık ve 37 numara ayaklarını yalamaya başladım. Bileklerini, topuklarını ve parmaklarını yutmak ister gibi vakumluyor, tabanlarını ve ayaklarının üst kısımlarını köpek gibi hızla ve şehvetle yalıyor, salya içinde bırakıyordum. Derken yavaş yavaş yukarılara doğru çıkıyordum.

Bu arada aşkım hala giyinikti. Kafam eteğinin içindeydi yani. Çok hoşuma gidiyordu bu. Bacaklarının her tarafını avuçlayıp, okşayıp, öpüp, ısırıp, yalayıp, emdikten sonra aşkım bacaklarını iyice açtı ve eteğinin üzerinden kafama sert bir şekilde baskı uygulayarak zorla yüzümü amına yapıştırdı. Sen beni zorla mağazada sikmiştin ben de şimdi zorla yalatıyorum sana hadi yala bakiyim amımı dedi.

Aşkım bacakları ile de boynumu sarmış ve beni esir almıştı. Ben de yalamaya başladım mecburen. Aşkım git gide kafamı daha çok sıkıyor, bacakları ile sırtıma ve boynuma daha çok baskı uyguluyordu. Bir yandan da ye beni erkeğim, ye beni kocacım, yala beni erkeğim, yala beni kocacım, daha hızlı daha hızlı diye bağırıyor ve inliyordu. Sesi de git gide daha da yükseliyordu. Bir ara ellerini eteğinin içine sokup saçlarımı sert bir biçimde çekmeye başladı.

Yarım saat kadar sürmüştü yalama işlemi. Karıcımın amından akanları da tek tek yalayıp yuttuktan sonra kafamı eteğinin içinden çıkardım. Pardesüsünü ve içindeki tişörtü çıkardım ve eteğini kaldırıp amına yerleştim. Aşkım bacakları ile beni sardı ve kafamı tutup kendine doğru çekti. Aşkımın amında hızla gidip geliyor, arada bir de kiraz dudaklarına yapışıyordum. Bir süre böyle siktikten sonra mola vermek için memelerini yalamaya başladım. Derken sütyenini de çıkardım. Üzerinde sadece etek ve türbanı kalmıştı. Neyse dimdik ve sert memelerini yumuldum. Köpek gibi ısırıyor, yalıyor ve sütünü içiyordum. Aşkım en sonunda bitireceksin sütü çocuğuma kalmayacak dedi. Başlatma şimdi Vedat’ın çocuğuna dedim. Aşkım durgunlaşmaya başladı. Sahi Vedat’tan boşanınca çocuğu ne yapacaklardı?

Neyse sütünü biraz daha içtikten sonra aşkımın bacaklarını omzuma aldım ve onu iyice kendime doğru çektim. Başladım sikimi sokmaya. Bir yandan da dimdik memelerini sıkıca tutuyordum. Aşkım gene bağırıyor ve inliyordu. Çok geçmeden sıcak sıcak boşaldım gene amına.

Aşkım bu sefer küvet sefası yapalım mı seninle dedi. Ben de olur dedim. Küveti doldurup yerleştik. Aşkım kucağımda oturuyordu. Sımsıkı sarmıştım onu arkadan. Sürekli memelerini ve amını mıncıklıyor, aşkımı öpüyor ve saçlarının nefis kokusunu içime çekiyordum. Bir yandan da birlikte sohbet ediyor, geleceğimiz hakkında hayaller kuruyorduk. Aşkım arada bir yan dönüyordu ve öpüşüp koklaşıyorduk.

Küvet sefası da bittikten sonra gene her zamanki gibi giyinmeden birbirimize sarılıp uyuduk.

Devamı gelecek.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir